17 Nisan 2013 Çarşamba

Takıntılarla Yaşamak #2 Mezuniyet Sendromu ve Akne Savaşından Yorgun Düşmüş Bir Ben

Bugün bir baktım da resmen kozmetik blogu gibi olmuş blogum. Bakım ürünleri, pürüzsüz cilt takıntım, doktor kontrolleri, tahliller, aynalara küsmem, en sonunda pes edip Roaccutane tedavisine başlamam  vs. sebep olmuş bunlara. Artık hiç bişi pişirmiyorum bile. Canım istemiyor. Yeni bişi denemeyince eskilerden yazmak da işime gelmiyor.

Bakmışım ki cildime renkli kozmetik kullanamıyorum, rujlara sarmışım. Cilt koyu koyu lekeliyken de bakmışım ki o çok yakışan kırmızı rujlar çingene gibi göstermiş beni, daha doğal pembelere, nude rujlara yönelmişim falan filan. Eskiden kızarıklıklara 2 pıt kapatıcı sürüp kendimi iyi hissederken artık kapatıcılar bile sivilce yapar olmuşlar. Hiç bişi sürmeden sokağa çıkmayı gerçekten özlemişim. Artık her yere geç kalıyorum. Onu sür, üstüne bunu sür, yok lip balm, ay renksiz olmaz ruju da sür, ay kuruttu aman çirkin oldu, yok güneş kremi sürdükten yarım saat sonra çıkılacak derken ohoooo... Her sabah 1 buçuk saat erken kalkıp kahvaltıyı atlamaktan helak oldum. Bitsin artık bu çile.

Bu ruh halimi Roaccutane'a borçlu değilim. Hayır sebep gerçekten bunalmış olmam. Bahar geldi diye sevinmem gerekirken havalar kötü gitsin, güneş açmasın, tedavi sürerken ya koruyamazsam güneşten, leke kalırsa endişeleri başladı. Ve bunların sonu yok. Takıntı haline geldi. Şurada anlattıklarıma bir de bunlar eklendi. Tek konum bu oldu diyebilirim. Arkadaşlarıma sorsan ben mevzuyu unutsam bitecekmiş. Odamdaki aynaları kaldıracaklarmış:p

Sıkıcı, sinirli, stresli, toleranssız, bağıran, çağıran, sakin kalmayı beceremeyen birine dönüştüm sanki. Kendime güvenimde ciddi bir azalma var. Bi de kıskanç oldum ki sormayın. Cillop gibi suratları gördükçe aklım gidiyor. Eskiden fotoğraf çektirmeye bayılırdım. Sağdan soldan her şekilde :) Şimdi kapatıcıların bile kapatmadığı sağ yanağım ve ben diye bir gerçek var. Mezuniyet için fotoğraf çektirilecek ve mecburen rötuşlu fotoğraflar olmak zorundalar. Fotoğrafçının insafına bırakmak zorundayım maalesef. O gün gelmesin, fotoğrafım çekilmesin istiyorum. Artık son 1 buçuk ay kaldı okulun bitmesine. Herkes anı hatıra derdine düşmüşken ben yine kendimi herkesten soyutlama, mahrum etme, uzaklaştırma modundayım. Hiç bir fotoğrafta yokum.

Hayatımın bir çok sıkıntılı dönemi oldu ama bu en kötüsü sanırım. Okul bitse, iş bulsam ve yoğunluktan her şeyi unutsam artık. Mezun olmanın korkusu başkaymış. Artık arkasına sığınacak hiç bir bahanenin kalmadığı anlar çok yakında. Artık sorumluluk zamanı. Geçen yıl bu zamanlar bitse de gitsek derken, şimdi hemen iş bulabilecek miyim düşünceleri hakim.

Sonum hayrolsun... İyi dileklerinizi eksik etmeyin lütfen...

4 yorum:

  1. Cok iyi olur insallah hersey. Hic takilma bunlara yavru ceylanim. Gozunu actiginda neden mezun oldum ben diye yakiniyor olacaksin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inşallah be kuzu:// valla delirmenin eşiğindeyim gibi geliyor. ruh halim berbat.

      Sil
  2. Aynı korkular var bugün mezuniyet töreni provası yapmış biriyim :)) umarım bundan sonramız çok güzel olur canım inşallah hemen iş buluruz ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne çabukk:0 bizim okul hiç acele etmiyor valla. daha cübbeleri bile alamadık:/ inşallah kuzum her şey gönlümüzce olur, tıkırında gider. bünyem daha fazla stres kaldıracak durumda değil artık:/

      Sil