17 Ekim 2014 Cuma

Kitap Mim.i

Merhaba. Bugünün 2. mim. i  ve 3. yazısı. Pek çalışkanım bugün. Yine mim yine ben:) Bu seferki kitap mim.i. Favorilerimden bahsettim size.Biraz çocukluğa dönüş, biraz tozlu yaprak kokusu, biraz iz bırakanlar. Hepsi var:) Bakalım beğenecek misiniz????

1-İlk hayranlığım
 Bilen bilir parlak civciv sarısı ciltli Walt Disney Ansiklopedisi vardı bir zamanlar. 10 cilt halindeydi bendeki ve hala durur kütüphanemin bir yerinde. Çocuklarıma saklıyorum. Daha 3- 4 yaşlarındayken boyumdan büyük masal kitabını anneme taşır ısrarla Kibritçi Kız ve Uyuyan Güzel'i okuturdum.
Sonradan aklım erdikçe bütün ciltleri okudum.




2-Favori Serim :
Çocukluktan başlayıp şu yaşıma kadar çeşit çeşit seriler okudum .Çocukluk favorilerim Yaramaz Kızlar ve 4 Kafadarlar Takımı'ydı. Onlardan sıkılınca ilk Harry Potter kitabımı okuduğumda ilkokul 5'teydim. Seri bittiğinde üniversitedeydim:) Benim için çok farklı bir yerde olmuştur her zaman. Kitapların her birinin çıkmasını takip ettim. İlk bitiren olmak için hep mücadele içindeydim. Hep bir heyecan hep bitmeyen bir bekleyişle sindirdim her kitabı. Filmlerinden sadece 3 ünü izledim. Ama ne karakterlerde ne de olay örgüsünde kafamda kurduğuma yakın bir şey bulamadım. Koca birer hayalkırıklığı hepsi:(
Şeker Portakalı serisi de hayatımın serilerinden biridir. Çok severek her kitabı defalarca okudum.

Fantastik Edebiyat'ta Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi gelmiş geçmiş en efsane seridir. Üzerine tanımam:)

3-Favori kitabım : Kitap seçmek öyle zor ki. Birkaç tane var.
Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
Nietzsche Ağladığında - Irvin Yalom

Aklıma gelenler bunlar. Daha da var da düşününce gelmiyor işte...

4-Favori erkek karakterim : Suç ve Ceza'da Raskolnikov.

5-Favori bayan karakterim : Çalıkuşu Feride.

6-Favori okuma saatim : Genelde geceleri yatmadan önce okurum. Ama hevesle aldıysam hemen başlar sonunu getirene kadar uyumam:)

Hadi siz de yazın favorilerinizi. ;)

Roaccutane Günlüğü #2 3. Ay İzlenimleri

Merhaba:) İlaca yeniden başladıktan sonra her ay yazacağım demiştim ama çok da büyük değişiklikler olmadan yazmak hiç mantıklı gelmedi. İlk halinde elmacık kemiklerimin üzerine kadar varan yoğun bir akne söz konusuydu. Yoğunluk çene bölgesindeydi. Düzenli olarak kontrollerimi yaptırdım ve dozajı arttırmadan ve ek ürün kullanmadan 3 ay geçirdim. Sonuçta sivilcelerimin tamamı kurudu ve yerlerinde sadece izleri kaldı. Onlar da renk olarak epey açıldılar diyebilirim. Artık ayda 1 ve ya 2 defa iltihaplı akne çıkıyor. Komedonlarım eskiye nazaran çook azaldı. Cildimde hala aşırı bir kuruma yok. Nemlendirici vs. kullanmıyorum. Gerilme hissi yaşamıyorum.

Sivilce artışını sadece yiyeceklere bağlı olarak yaşıyorum. Özellikle kızartma, fast food, kuruyemiş ve çikolata anında kocaman aknelere sahip olmamı sağlıyor:((((( Yemediğim sürece sıkıntı da yok.

Sonbahar döneminde olduğumuz için doz yükseltmesi yapacağız. Kuruluk hissini bu kez hissedeceğim sanırım. Yağsız bir nemlendiriciyle çözerim gibime geliyor. Geçen sefer gözaltlarım ve göz çevrem çok hassaslaşmıştı. Yoğun nem veren gece kremleri kullanıyordum. Bu kez böyle bir sorun yaşamadım. Herhangi bir krem kullanmıyorum. Dudaklarım ve topuklarım kuruluktan en çok nasibini alanlardan. Ruj sürmeyi unuttum neredeyse:((((((( Beni en çok o üzüyor. Neyse ki geçici bir durum. Tedavi bittiğinde tamamen arınmış bir cildim olacak. Sabır sabır.

İlacın yan etkilerinden biri de çabuk sinirlilik hali. Belki de en çözümsüz yan etkisi. Ben de yoğun bir şekilde ortaya çıktı:/ Diğer bir yan etkisi de eklem ve baş ağrıları. İlacı ilk kullandığımda bende sadece yoğun baş ağrıları oluyordu. Uyuyunca geçecek türden şeylerdi. Ama bu kez baş ağrıları yerine topuk ağrısı çekiyorum. Ağır taşıdığımda, uzun süre yürüdüğümde ya da ayakta durduğumda dinlenmek için oturursam bir süre kalkamıyorum. Kalktığımda hissettiğim ağrı ve uyuşma hissi bir süre devam ediyor. Yürüdükçe açılıyor.  Başta epey korktum ama doktoruma söylediğimde beklenen bir durum olduğunu söyledi. Bunu üst üste birkaç gün yaşayıp ilaca 2 gün ara verdiğimde ağrı vs. kalmadığını da gözledim. Kendimizi yormamamız gerekiyor kısaca.

Bendeki durumlar bu aralar böyle. Gözle görülür değişiklik yaşarsam yine yazarım:)

Sevgilerimle..

MÜZİKLİ MİM:)

Selam... Olanca keyifsizliğimle bloglar arasında kafa dağıtmaya uğraşırken, yine bir yerde bir mim gördüm ve ısrarla "yap!" diye içimden bir ses söylenip duruyor:) Hadi yapalım bakalım:)

1) Müzik denildiğinde aklınıza gelen ilk kelime?

Duygu.

2) Hiç müzik dinlemekten bıktığınız oldu mu?Veya dinlemeye ara verdiğiniz?

Şarkılar bana birini hatırlatıyorsa dinlemem bi süre. Ya da her şarkıda kendimden bir parça aramaya başladıysam bırakırım.

3) Hayatınız boyunca hayranı olduğunuz bir ses sanatçısı oldu mu?Posterlerini odanıza astığınız fan dediğimiz türden yani?

Teoman. Ergenliğimde keşfettiğim ve her albümünü aldığım tek şarkıcı. Ama hiç bir zaman posterini astıklarım arasında yer almadı. Ne sesini çok beğendim ne tipini. Ben bana hissettirdiği gerçekliği sevdim galiba.

Posterini asmak için hep film yıldızlarını tercih ettim;)

4) Kitap okurken müzik dinler misiniz?

Hayır. Blog yazarken bile fonda müzik çalsın istemem.

5) Çok klasik ama yinede sormak istiyorum.Sizin türünüz hangisi?

Metal.

6) Asla dinlemem dediğin bir tarz var mı?

"Fantazi" denilen şarkı türünü hayatım boyunca anlamicam sanırım. Hareketli arabesk neden dinlensin ki zaten:p

7) Size bir şarkıcı olsanız kim olmak isterdiniz desem?

Tek şarkıcı olmakla yetinmem yau:) Sayayım mesela...
-Yasmin Levy. Sesindeki bir tını insanın içine işliyor.
-Nil Karaibrahimgil. Çok pozitif:)))))) Sesindeki masumiyet ve hafif ürkeklik hoşuma gidiyor ve sözlerindeki beylik olmaktan uzak dizeler <3
-Edith Piaf. Ölümsüz ses. Asla UNUTULMAMAK İSTERDİM.
-Madonna. Hep yeniliklere açık, asla yaşlanmayan.

8) İmkanınız olsa ülkemizde müzikle ilgili neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?

Farkında mısınız 2000lerde çıkan hiçbir şarkı kalıcı olmadı. Sorsanız geçen seneki hit denilen şarkıların adları bile hatırlanmıyor. Hepsi birer balon köpüğü. Altyapısı eksik müzikler, saçma telaffuzlar, uyumsuz sözler, duygu barındırmayan nağmeler, aceleci hitler ve sanal alem yüzünden satamayan CDler. Dijital çağ duyguları ve heyecanı öldürdü bence. Elimde olsa Single denilen saçma şeyin yapılmasına veya yayımlanmasına asla izin vermezdim. Eskisi gibi 12 şarkılık aceleye getirmeden en az 5 klip çekilebilecek potansiyelde emek verilmiş albüm çıkarmaya uğraşsınlar.

9) Bu şarkı benim dediğiniz bir şarkı var mı?

Yabancı: Deep Purple- Soldier Of Fortune
Yerli: Gripin- Aşk Nereden Nereye

10) Tvlerde bol bol yayınlanan Talk Show programları hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle sunucusunun ses sanatçısı olduğu programlardan bahsediyorum.

Boş işler hepsi. Tv izlemeyi bırakmamın sebeplerinden biri sadece:)

11) Kim şarkı söylemesin sorusuna vereceğiniz ilk isim kim olur?

JUSTİN BIEBER! Çok itici.

Bu kadarcık:) Hadi siz de yaspın. Cevaplarını merak ettiğim isimler var aranızda;)

Öpüldünüz...