23 Eylül 2013 Pazartesi

Wishlist

Mac Studio Fix + Powder   ALINDI.


Mac Viva Glam I ALINDI

Mac Rebel


Mac Prolongwear - Extended Play  ALINDI


NARS Pure Matte Lipstick- Mascate (muhteşemmm cherry red <3)

Benefit Rockateur Allık ALINDIII <3


RT Core Collection

Bu 2 ay şunları alsam yeterli. Bütün eksiklerim tamamlanmış olur. Sulanmam uzun süre hiçbişiye:))))) 

Evrene selam olsun!!!! Duy sesimiiii! İşe gireyim ilk işim sizi almak olacakkkk!!!


Cilt Bakımıyla İlgili Asla Yapılmayacaklar / Ders Aldıklarım / Önerilerim

Akne tedavisi sürecinden sonra cildimin değerini kesinlikle çok daha iyi anladım. Bundan böyle sırf fiyatı daha ucuz diye işime kısa vadede yarar gibi görünüp, uzun vadede zarar vereceğini düşündüğüm, içeriğinde cilde zararlı maddeler bulunduran( talc, paraben, alkol vs.) ürünlerden uzak durmaya karar verdim. Buna da özellikle cilt bakım ürünlerimden başladım. Sırada göz ürünlerim ve ten makyajı ürünlerim var.

Dermokozmetik ürünlerin acil müdahale ve cilt normale döndükten sonra kullanılacak çeşitleri olduğunu öğrendim. Sırf bir dönem cildime iyi geldi diye kutu kutu aynı üründen almanın bir manası olmadığını ve cildi sürekli "müdahale" ürünleriyle alıştırmanın, gelecek başka bir atakta daha zor "normale" döneceğini doktorumdan öğrendim. İlk adım temizleyicimi değiştirmek oldu. Daha önceleri nemlendirme adımını "cildim nasıl olsa yağlı" diyerek atlamanın aslında cildime yaptığım en büyük kötülük olduğunu farkettim. Hemen gidip cilt tipime uygun, yağlandırmayan, derinlemesine nem veren ama komedon ya da sivilce oluşumunu tetiklemeyen ürünler seçtim. Ürün almadan önce hassas cildimi düşünerek tester istemeye başladım. Verilmediğinde de ürünü geri alma garantisi istedim. Bunları yapmayan yerlerden alışveriş yapmayı bıraktım. Kaliteli cilt bakım ürünleri gerçekten pahalı ve kimse parasını sokağa atmak istemez. İnsanın cildine yaramayacak bir ürünü satın almaması için denemesi gerekir. Çalışanların testerları kendilerine saklamaları kadar anlamsız bir şey göremiyorum. Böyle durumlarla karşılaştığımda ise tepkim gerçekten sert oluyor artık.

Naçizane önerilerim;

Yetkili bayiilerden ve büyük eczanelerden alışveriş yapın. Ürünü değiştirmeniz gerektiğinde ya da herhangi bir alerjik reaksiyona sebep verirse, aldığınız yerle kontak kurun. Mutlaka şikayetinizin firmaya iletildiğinden emin olun.
Ürün almadan önce son kullanma tarihini kontrol etmeyi sakın unutmayın. 
Herhangi birinin önerdiği ürünü almadan önce mutlaka araştırın. 
Kullanıcı yorumlarına, İÇERİĞİNE ve cilt tipinize uygun olup olmadığına çok dikkat edin. Unutmayın, herkesin cilt tipi kendine özeldir. Cildinizin ihtiyaçlarını doğru belirlemeye çalışın.
Hassas cilde sahip olanlar içeriğinde alkol, parfüm vs. bulunan ürünleri almamalılar.
Buluğ çağındakilere makyaj yapmalarını önermem. Sivilce varsa bile üzeri örtülerek saklamaya çalışılmamalı, cilt doktoruna görünüp bilinçlenilmeli diye düşünüyorum. 
Fondöten sürmek, cilde kalıp gibi yedirmeye çalışmak değildir. Sadece kusurları kapatmak ve cilt tonunu nötrlemek içindir. Abartısı kimseyi olduğundan daha güzel göstermez. "Yok gibi" makyaj yapabilmek için insanlar tek seferde dünya kadar ürün kullanıyorlar. Doğal görünmeyi tercih edin.


Asla yapılmaması gerekenler;

MAKYAJLA ASLA UYUMAYIN!!!
Cildinizi iyice temizlediğinizden emin olun.
Makyaj malzemelerinizi/ fırçalarınızı herkesle paylaşmayın. Sık sık fırçalarınızı temizleyin.
Elinizi dezenfekte etmeden cildinize dokunmayın.
Sivilceleri/ Akneleri/ Siyah noktaları/ Komedonları tırnaklarınızla ASLA SIKMAYIN!
Her yerde cilt bakımı yaptırmayın. Cildinize uygun ürünlerin kullanıldığından ve hijyenik bir ortam yaratıldığından emin olun. 
Bol bol su için.
Kuruyemişler özellikle kavrulmuş olanlar  ve çikolata vücuttaki yağ oranını arttırır. Aniden sırtınızda veya çenenizde sivilcelenme görürseniz yemeyi kesin;)


Bu yazdıklarımı bir çoğunuz elbetteki biliyor ve dikkatle uyguluyorsunuzdur ama ben bu konuda aşırı takıntılı olduğumdan( bilmeyenler için söyleyeyim, uzun ve yorucu bir akne tedavisi süreci geçirdim.) blogumda sık sık değineceğim. Ben bilinçsizce davranarak kendime zarar vermişim ve bunun farkına çok geç vardım. Makyaj yapmaya yeni başlayanlar için de ciltleri zarar görmeden olabilecekleri kısaca anlatmak istedim. Umarım bu yazım bir işe yaramıştır.

Sormak istedikleriniz, aklınıza takılanlarla ilgili mail atabilirsiniz.
yengecbacagi@gmail.com

Sevgilerimlee...

13 Eylül 2013 Cuma

Sonbaharda Cilt Bakım Rutinim

Uzun zamandır cilt rutinimle ilgili yazı yazmadığımı farkettim. Bu arada epey değişiklikler de yaptım aslında. Biraz bu değişikliklerden bahsetmek istedim. Roaccutane tedavimi bitireli 3 ay oldu. Toplamda 3 ay kullanmıştım. Cildimi pürüzsüzleştirdi tamamen. Bunda stres faktörünün yok olmasının da etkisi büyük tabii ki.

İlacı bıraktıktan sonra 2 ay boyunca cildim aşırı hassaslaştı. Ne peeling, ne maske kullanamadım. Toniklerin herbiri de yanma yaptı. Ağır nemlendiricileri bıraktım. Cildim yavaş yavaş dengesini buldu. Şu an yüzümde sadece akne lekeleri kaldı. Onlara da hemen müdahale edilemiyormuş. İlacın etkisi 6 ay vücutta devam edeceğinden kış başında dışarıdan müdahalelerle lekelerden kurtulma seanslarım başlayacak.

Bu kadar ön bilgiden sonra şu anki cilt tipimin HASSAS ve normal olduğunu söyleyebilirim. Sadece burun bölgemde yağlanma var. Alnım ve çenem normal. Bu yüzden ürünlerimin çoğunu değiştirdim. Bir bakalım neler olmuş;)

GÜNEŞ KORUYUCUSU: La Roche Posay Anthelios XL Tinted Extreme Fluid 50+
Yaz başından beri kullanıyorum artık bitmek üzere. Güneşin etkisi geçene kadar bitireceğim sanırım. Lekelerimi kontrol altına aldı. Yapısı nedeniyle cildimde kalıp gibi kalmadı, hemen emiliyor. Suya ve terlemeye dayanıklı olması çok iyi bir özellik. Çok ince yapılı. Kullanmadan önce çalkalamak gerekiyor. Şişesi kullanışlı. Ürünün akışkanlığı göz önünde bulundurularak ince uçlu yapılmış. İçinde paraben ve türevleri bulunmuyor.

Makyaj altına rahatça kullanılıyor. Günlük nemlendirici sürmek yerine bunu sürüp emilmesini bekliyor ve makyajımı öyle yapıyordum. Sivilce oluşumunu tetiklemedi. Renkli oluşunu çok sevdim. Beyaz güneş kremlerinden ölesiye nefret ediyorum.

- NEMLENDİRİCİ: Kiehl's Ultra Facial Cream
Bu ürünü yaz başında aldım 1 ay kadar kullandım ama sıcakta cildime ağır gelmeye başladığından sonbahara saklamıştım. Yumuşacık bir dokusu var. Nemlendirmesi mükemmel. Kuru karma ciltlere gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim;) YAĞLI CİLTLERİN UZAK DURMASI GEREK!!! Bunun bir de oil free versiyonu var keşke onu tercih etseymişim dedirtti. Aldığım sıralarda ilacın etkisinden yanaklarım kupkuruydu o zaman ilaç gibi gelmişti. Şimdi sadece geceleri yanaklarıma ve alnıma sürüyorum. Bitirene kadar dirseklerime falan da süreceğim sonra büyük ihtimalle yağsız olanını alırım. Ağır dememe rağmen hiç bir şekilde sivilce ya da komedon oluşturmadı. Sadece verdiği nemden yüzümü terletiyor fazlaca:) Yine de seviyorum:)

- GÖZ ALTI KREMİ: Kiehl's Eye Treatment
Çook memnunum. Yazısını geçenlerde yazmıştım. Okumak isteyenleri BURADAN ALAYIM.

- TEMİZLEYİCİ: REN Rosa Centifolia Foaming Cleanser
Kullanmaya başlayalı 1 hafta oldu. İlk kez köpük formunda bir temizleyici kullanıyorum. Kokusu hariç çok sevdim. Jel formu da vardı ama daha yoğun koktuğundan bunu tercih ettim. Gül kokusundan hiç hoşlanmıyormuşum ben meğerse:( Tüm cilt tipleri için deniyor ama ben yağlı ciltler için hafif kalacağını düşünüyorum. İçinde deterjan adına bir öğe bulunmadığından şöyyle köpür köpür olmuyor. Yüzden arındırmak jellere göre çok çok kolay. Uğraştırmıyor ve sonrasındaki gıcır gıcır ama yumuşacık hissi sevdim. Kurutmadı şimdilik. Bakalım... ilerleyen günlerde detaylı yazısını yazarım mutlaka.

- TONİK: L'oreal Kadifemsi Tonik
Gün aşırı kullanıyorum. Sadece t bölgeme sürüyorum. Yazısı için BURADAN.

VÜCUT KREMİ: TBS Shea Özlü Bodybutter
Nemlendirmesine bayılıyorum. Özellikle dirsek ve dizlerinizde kuruluk varsa bayılacaksınız. Nemlendirmesi anlık değil. Kokusu Şahanee! Daha ne olsun;)))))) Detaylar için BURADAN.

-MAKYAJ TEMİZLEYİCİ:  Yves Rocher Velvetly Cleasening Milk ve Bioderma Sensibio H2O
İkisini değişimli kullanıyorum. Temizleme sütü daha yoğun olduğundan o gün toniği kullanmıyorum.

-GÖZ MAKYAJI TEMİZLEYİCİ: Yves Rocher Çift Fazlı Göz makyajı Temizleyici
Çook memnunum. Değiştirmeyi düşünmem bile. Göz yakmıyor, kızarıklık ya da yanma hissi vermiyor, en zorlu rimeli bile kirpik yolmadan çıkarıyor. Detaylı yazısı için BURADAN.

-DUDAK BALMI: Nivea Med Protection ve Kiehl's Mangolu Lip balm
Nivea'yı gündüz rujun altına, Kiehl's i ise gece yatmadan sürüyorum. Nivea mat yapıda günlük ihtiyacımı fazlasıyla karşılıyor. Kielh's in nemlendirmesini çok seviyorum. Jel yapısıyla dudağı bütün gece koruduğunu hissediyorum. KOKUSU ÇOK GÜZEL AMA YEMEMENİZİ TAVSİYE EDERİM:)))

-TERMAL SU: AVENE
Yaz boyunca her yerde kurtarıcım oldu. Eve gelir gelmez ilk işim termal su sıkmak oluyor hala. Detaylı yazısı için BURADAN.

Benim rutinim bir süre daha böyle. Cildim de bende memnunuz. Doktor kontrollerim devam edecek yine ayda 1  kez. Lekeler için ürün kullanmam henüz yasak. Yasak kalktığında gelişmeleri yazarım:)

11 Eylül 2013 Çarşamba

Kozmetik 27# Mac Plumful Ruj

Merhaba:) Bugün size bu sonbahar için favorim olan ruju tanıtacağım. Plumful adından da anlaşılacağı gibi mürdüm tonlarında bir ruj. Aslında mor gibi görünse de Lustre serisinden olduğu için dudakta mordan daha çok pembemsi duruyor.

Yapısı gereği dudağı kurutmuyor. Çizgilere dolmuyor. İçinde sim ışıltı vs. yok. Ama kalıcılığını sevmedim. Bir şey yiyip içmeseniz bile 2 saat sonra rengi hafifliyor. Mutlaka tazeleme gerektiriyor. Uygun bir dudak kalemiyle sürmeden önce desteklemek yerinde olur diye düşünüyorum.

Çok asil bir duruşu var. Günlük kullanım için kesinlikle ideal. Abartısız ama sıradanlıktan uzak bir görüntü çiziyor. İş görüşmeleri ya da önemli toplantılarda kendinizden emin ve net bir duruş sergilemek istediğinizde kullanılacak türde bir rengi var.

Mac'in Mocha allığıyla güzel bir uyumu var. Aynı zamanda soğuk tonlu açık pembe allıklarla da kombinlenebilir. Ben Flormar Wild serisinin açık pembe allığıyla kullanmayı tercih ediyorum genellikle. Gri tonlu dumanlı göz makyajlarına yakıştığını düşünüyorum. Buğday tenli veya daha koyu tenliyseniz mutlaka ve mutlaka denemenizi öneririm.

Sevgilerimlee.......

9 Eylül 2013 Pazartesi

Kozmetik 28# Urban Decay Primer Potion Original / Far Bazı

Sephoralar'da satıldığını duyup da koşup almadığıma, satıştan kaldırıldıktan sonra yandığım bir üründür kendisi. Yurt dışına çıkan bir yakınımızdan binbir rica ile getirttiğim günden beri bayılıyorum ona. Popülerliğini abartılı bulurdum önceleri ama özellikle bu yaz vazgeçilmezim oldu.


Neden mi?

- Tüp ağızlı olduğundan hijyenik ve gereğinden fazla ürün gelmiyor.
-Göz kapağına sürdüğünüzde rengi eşitliyor ve kapatıcılık özelliği de mevcut. Hafif sedefli hoş bir görünümü var.
-Üzerine pigmentli pigmentsiz hangi farı sürerseniz sürün gün boyu ovuştursanız bile bozulmuyor. Katlanma yerinde topaklanma yapmıyor.
-Akan, bulaşan kalemleri/eyelinerı bile saatlerce sabitliyor. Bunu yaz sıcağında bile yapması alkışlanası bir özellik bence.
-8 saat boyunca dışarıda kalacağım sıcak bir günde test ettim. Gün sonunda full makyajım hafiflemeden olduğu gibi duruyordu.

Neden vazgeçilmezim olduğu ortada ve tüm zamanların en iyi far bazı ilan ediyorum kendisini bir kez daha :))) Kullanmaya kıyamasam da bittikçe kesinlikle yenilenecekler listemin başında 1. sırada. Daha fazla şey yazmaya gerek yok bence:)) Far bazı olarak sevdiğim uygun fiyatlı birkaç ürün var ama UD koşturmacalı günlerde performansıyla ezer geçer;)

Kesinlikle gözüm kapalı tavsiye ederim.

Ojeli Post 5# Rimmel London Salon Pro - Rock N Roll

Kırmızı oje sevmeyeniniz var mı???? Benim genelde ne sürsem? soruma cevap bulamadığım andaki kurtarıcılarımdır. Garantidir. Bir çok kıyafete yakışır. Elleri bakımlı gösterir. İddialıdır.

Bugün bahsedeceğimse NET bir kırmızı. İçinde pembelik barındırmıyor. Enerjik ve kendinden parlak görünümüyle kalbimi çaldı tek kelimeyle. Nefis bir renk.

Rimmel ojelerinin yapısını çok beğeniyorum. Bende eski seriden bir çok ojesi mevcut. Yeni seride bir çok renk alternatifi var. Skalası çok geniş. Ben bir tek bunu seçtim. Diğer renklere de tereddütsüz şans verilebilir kesinlikle. Sürümü kolay. Fırçası bildiğimiz Rimmel oje fırçası: Kalın uçlu. Kuruması hızlı. Temizlerken tırnağı boyamaması benim için artı puan. Tek katta rengini veriyor ama ben alışkanlıktan 2 kat sürüyorum mutlaka. Bugün 4. gün ve uçlarından soyulma yapmadı bile. Gayet dayanıklı çıktı:)

Kim gördüyse rengine bayıldı:) Günlük de özel bir gecede de iyi bir alternatif sağlıyor... Aklınızda bulunsun.



Kozmetik #26 Kiehl's Eye Treatment Cream (Avokadolu Göz Kremi)

Merhaba bugün size hali hazırda kullandığım en favori göz çevresi kremimden bahsedeceğim. Avokado yağından üretilen, elinize aldığınızda yumuşacık bir krem formunda olan parmaklarınızın arasında eritip göz çevresine uyguladığınızda su gibi hafif, şeffaf ama akışkan olmayan bir forma giren bir krem. Sıkılaştırma gibi bir özelliği ya da iddiası yok. Nem verme ve gözaltını aydınlatma amacıyla üretilmiş. Başta biraz yapışkanlık hissetseniz de pıt pıt hareketlerle yedirince hemen geçiyor. Çok az bir miktar yetiyor. 

Sorunlu bir göz çevrem yok. Morluk vs. gibi şikayetlerim aşırı uykusuz geçen dönemlerim dışında olmaz. Sadece şişkinlik ve kuruluktan muzdaribim. Kremin şişlik önleyici etkisi yok denecek kadar az:)

Açık yeşil renkte. Parfüm, paraben vs. içermiyor. Tek kötü özelliği bir çok göz çevresi kremi gibi kavanozda olması. Hijyenik açıdan pek hoşlanmıyorum ama plastik spatulalarla alıyorum içinden. Genelde sadece akşamları kullanıyorum ama ekstra kuruluk hissettiğimde gündüz de sürüyorum. Islak bir görünüm elde ediyorsunuz ama 5- 10dk. içinde geçiyor. 

Göz çevresinde hassasiyet, kızarıklık ya da yanma yaratmadı. İlk kullanmaya başladığımda göz çevrem birazcık ısınıyordu sadece. Kullanmaya devam ettikçe kendiliğinden kayboldu bu his. 

Ben ürünü yaklaşık 3aydır kullanıyorum. Jel formundaki kremler gibi başta nem verip emilince tekrar kurutmuyor. Bu formdan çok daha fazla memnun kaldım. Denemek isteyenlere öneririm. Bittikçe yenileyeceğim bir ürün çünkü.

Kiehl'ste ürün skalasında yaş sınırı yok. Şikayetiniz üzerine yoğunlaşıp ürün öneriyorlar. Doğrudan istediğinizde vermeyebilirler. Siz yine de farklı ürünlerden tester isteyin derim. Bu konuda eli açık davranıyorlar. Fiyatlarıysa normal diyebileceğim aralıkta. Ürünleriyse gerçekten kaliteli. Bu ürün için söylemek gerekirse fiyatını sonuna kadar hakediyor. 

Söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. Sorunuz olursa çekinmeyin. Sevgilerimlee....

8 Eylül 2013 Pazar

Kozmetik 25 # The Body Shop Shea Özlü Bodybutter

Bu ürünü neden daha evvel keşfetmemişim acaba diye uzun uzun düşündüğüm, kokusuyla, yapısıyla, nemlendirmesiyle ve vücutta bıraktığı hisle çok çok sevdiğim bir ürün.

Shea yağı sayesinde cildi güzelce nemlendiriyor. Diz ve dirseklerdeki kuruluğu gideriyor. Yapısı oda sıcaklığında bekletilmiş tereyağı gibi:))) Vücuttan hemen emiliyor. Yapış yapış bir his bırakmıyor. Çabuk emildiği için kıyafetlerde leke vs. de bırakmıyor. Bazen tırnak etlerime de sürüp bekletiyorum. Manikür öncesi yumuşacık oluyorlar:)

Kokusu fındık gibi. Rahatsız edici, iç bayan, şekerli bir koku değil. Benim hoşuma gitti. Sürdükçe süresim geliyor. Tam kararında hatta unisex kullanıma da uygun.

Şimdiye dek 3 kutu bitirdim. Bir o kadar daha bitiririm büyük ihtimalle. Duş jelini almayı kafama koydum bu ara. Elimdekiler bitince onu da deneyeceğim. Set olarak alırsanız uygun fiyata serinin bir çok ürününü bir arada deneme şansınız oluyor. Tavsiye ederim;))))


Kozmetik #24 Yves Rocher Saç Onarıcı Yağ (Hair Repair Oil)

Yves Rocher ürünlerini sevdiğimi, sıkça da kullandığımı yazmıştım. Mevsim değişikliği nedeniyle saçlarım bu ara fazlaca dökülüyor. Boyalı ve kuru da olması sebebiyle geçen aylarda kampanyasından yararlanarak denemek için almıştım. Açık söyleyeyim bu yağı almamdaki en önemli etken kokusu oldu:) Bu arada saçımı yumuşatıp, kırıklarımın oluşmasını önlese ne iyi olur diye umarken gerçekten işe yarar bir ürünle karşılaştığıma sevindim doğrusu. Kokusu kavrulmuş fındık gibi. İnsanın koklayası geliyor sıksık.

Şişesi kullanışlı. Avucunuza ihtiyacınız kadar yağ alıp, saç uçlarından başlayıp dipleri hariç, iyice yediriyorsunuz. Sonrasında saçınızı ütüyle hafif ısıttığınız havluyla sarıp beklemeye başlıyorsunuz. 10 dk diyor ama ekstra yumuşaklık için evde olduğunuz boş bir günü ayırıp sabahtan öğlene hatta akşama kadar tutsanız daha iyi olur. Ilık suyla durulayın. Çok sıcak suyla yıkarsanız yağ temizlenmek bilmiyor. Saç için de zararlı zaten.

Ürün işe yarıyor mu? Beklentinize bağlı tabii ki. Tamamen kırık dolu bir saçı toparlaması zaten mümkün değil ama düzenli kullanımda yeni kırıkların oluşmasını önlediği ve saçın rengini parlattığı doğru. Saçın çabuk yağlanmasına bir etkisi yok. Benim saçlarım kalın telli ve serttir. Ayrıca boyalı olduğundan kırılmaya müsait. Yağı kullandığım zamanlarda yumuşacık yaptığını ve az saç kremiyle daha kolay tarandığını gözlemledim. Ama çoğu zaman üşendiğimden es geçiyorum bu bakım aşamasını:/ Haftada 1 kullanmak yeterli olacaktır.

Yağ olmasına rağmen ellerde vıcık vıcık bir his bırakmıyor. Yıkayınca geçiyor. Ben çok huylanıyorum o yağlı histen belki hassasiyeti olan vardır diye belirtmekte yarar var.

Ben üründen memnunum. Beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Bu kadar seyrek kullanımla bana epey gider diye düşünüyorum. Özellikle boyalı saçlar için denemenizi tavsiye ederim. Rengi çok güzel parlatıyor:))) Benim gözlemime göre elektriklenmeyi bile bir nebze azalttığını söyleyebilirim. Tavsiye edeceğim hatta biterse yenileyeceğim ürünlerden biri.

PIRIL PIRIL SAÇLAR AŞKINAA <3