30 Aralık 2014 Salı

2014 Biterken

Merhaba... bildiğiniz gibi uzun zamandır doğru düzgün bir şey yazamadım bloga. Bu yıl bloguma vakit ayıramadığım için üzgünüm açıkçası. Hedefimde ilgilenmek vardı ama olmadı bir türlü...

2014 benim için çok heyecanlı bir yıldı. Hiç beklenmedik gelişmeler, bol süprizler, mutluluklar ve hiç beklemediğim anda hüzne boğan olaylar... Yaşamam gerekiyormuş belli ki tüm bunları ve gerçekten çok sağlam hayat dersleri aldım kendime. Aile önemliymiş. Herkes gidince yanında kalıp, arkanda duranlar onlarmış. Mutluluktan, neşeden öte huzur önemliymiş mesela. Uykularım kaçınca anladım. Gerçek dostlarım varmış benim... kötü günümde yanımda olan, bıkmadan beni dinleyen, ağladığımda elimi tutan... ve AŞK dediğin şeyi anlaması zormuş. Lokomotifiymiş ilişkinin. Tartışmayı bilmek diye bişi varmış ve bunu yeni öğrendim. İtiraf olsun bu da. Çirkinleşmeden, bel altı vurmadan bunu becerebilmek büyük bir otokontrol gerektiriyormuş. Hiç unutulmayacak bir yıldı kısacası. Unutmayayım hatırlayayım ki edindiğim deneyimler bana yol göstersin, önümü aydınlatsın.

Gerçekleşen dileklerime geleyim mesela ayaklarım yere basmayacak kadar mutlu olmayı dilemişim. Evet yılın ilk yarısında ve sonlarına doğru gerçekleşti. Güzel anılarım oldu. Umarım bundan sonrasında da her yıl üstüne eklenerek çok çok daha yeni ve güzel anılarım da olur:) Işıklı ve güzel bir ev dilemiştim. Evett! Taşındık ailecek yeni bir eve ve istediğim gibi bol ışıklı ve büyük mutfaklı:)

2014'ten sadece aşk istemişim ben... 2015'ten dileğim huzur ve sağlık. Tüm ailem ve gerçek dostlarım yanımda olsun bana yeter... Kendimle yavaş yavaş barışıyorum galiba. Huylarımı seviyorum. Kendimdeki eksik tarafları görüyorum artık ve düzeltiyorum. Başkası istediği için değil kendim istediğim için yapıyorum. Hoşnut olmaya uğraşıyorum. Büyüyorum.

Hayallerimi gerçekleştirebileceğim güzel bir işim olsun bir de... Kendi işim olmasa bile öyle bir hissettirsin ki dört elle sarılabileyim. Boşluktan çok sıkıldım gerçekten. İşe yaramadığını düşünme hissi çok can acıtıyor. ÇOK AMA ÇOK İSTİYORUM İŞİMİN OLMASINI. ZAMANI GELDİ.

Hayal kurmayı vakit kaybı bulurdum ben önceden... Bu sene uzun zaman sonra heveslerime, hayallerime kavuştum. Onları gerçekleştirebilirsem en büyük motivasyonum olacaklar. Hayallerimin başında 2015'te bir çok yurtdışı seyahat planı var mesela. En azından hiç gitmediğim 3 ülkeye gidersem çok mutlu olacağım. Özellikle de biri AMERİKA olsun <3

Bloguma daha çok vakit ayırmak istiyorum bu sene. Daha aktif olup daha geniş yelpazede paylaşımlarda bulunmak niyetindeyim. Tek sıkıntım profesyonel bir fotoğraf makinemin olmayışı:( Nelere para harcayıp da onu bir türlü alamadım. Resmen içimde dert. Tüm bunların yolu işimin olmasından geçiyor. Allah'ım nooluur hayalimdeki gibi bir işim olsun. Söz veriyorum çok çalışacağım. Sonra da ilk maaşımla araba taksitine giricem galiba:p Aktif olarak araba kullanmam gerekiyor artık. Kullanmaya kullanmaya içimde korku oluştu. Yenmem gerekiyor.

Son olarak, 2014'te istemeyerek kalbini kırdığım, üzdüğüm kim varsa içtenlikle özür dilerim...
Yeni yıla düşman taşımak ya da nefretle yüklü girmek istemiyorum.Kötü şeyler yaşadım, hatalar da yaptım. Her şeye rağmen dürüstlüğü ve samimiyeti kendime ilke edinmiş biriyim ben. Beni sevmeyebilirler ama kin de duymasınlar... Hayatımdan nefret kelimesini çıkarmak istiyorum sonsuza kadar. Kalbimde büyük bir yük hissediyorum. Kötü kalpli ve niyetli herkes benden uzak olsun inşallah... Başka da bir şey istemiyorum:))

Hepimiz için güzel bir yıl dilerim. Huzur, para, aşk, mutluluk, güven ve sağlık... Kimin ne dileği varsa onlar gerçek olsun:)

İYİ SENELER!

8 Aralık 2014 Pazartesi

Fotoğrafsız Tarifler Serisi #20 Yulaflı Kurabiye

Merhaba:) Size bu aralar sağlıklı tariflere sardığımdan bahsetmiştim. Yine diyet bir tarifle karşınızdayım. Bu kurabiyede şeker, un ve yağ yok! Ama tadı cidden güzel. Yiyince şeker tadı aramıyorsunuz. Kahvenin yanında güzel bir eşlikçi. Deneyin derim:)

Malzemeler:
1 adet olgun büyük boy muz ya da 2 adet küçük boy muz
1 yumurta(sarısı ve beyazı ayrılacak)
1 çay bardağı kuru üzüm/ ya da minik doğranmış kuru hurma
1 su bardağı yulaf ezmesi
3 yemek kaşığı kakao
3 yemek kaşığı hindistan cevizi
3 yemek kaşığı toz halinde badem/fındık/ceviz
1 paket kabartma tozu
1 adet limon/mandalina/portakal kabuğu rendesi
İstenirse az miktarda damla çikolata

Üzeri için: fıstık ezmesi

Yapılışı:
Muzu çatalla iyice ezin. Yumurtanın sarısını muzun üzerine dökün. Beyazını ayrı kapta 1 çimdik tuzla beraber çırpıp kar haline getirin. Kalan malzemeleri ekleyin. En son kar halindeki yumurtanın üzerine dökün. Yumurtayı söndürmeden yavaşça alt üst edip karıştırarak birbirine yedirin. Ele yapışan çok katı olmayan bir hamur bu. O yüzden yemek kaşığına bir miktar alıp yağlı kağıt serilmiş tepsinin üzerinde çok dağıtmadan şekil verin.

190 derece fırında 15 dk. pişirin. Ilınınca üzerine fıstık ezmesi sürün. Afiyetle çayın kahvenin yanına size eşlik etsin:D

AFİYET OLSUN!

2 Aralık 2014 Salı

Fotoğrafsız Tarifler Serisi #19 Balkabağı Crumble

Merhaba. Bu aralar sağlıklı tarifler deniyorum bir sürü. Şekersiz, yağsız, unsuz kurabiyeler, az şekerli unsuz brownieler falan.Bugün de pekmezle balkabağının mükemmel uyumunu paylaşacağım sizinle.

Crumble aslında ufalanmış ya da kırıntı anlamına geliyor. Orjinal adı bu olduğu için yazdım yani:) Hamurun kıvamı da pütürlü ve yumuşak. Elde ufalayıp malzemenin üzerine dökülen hamurların gelişi güzel dizilişine bakarak belki pay da denilebilir. Tarife geçmeden önce eğer elmalısını merak ederseniz buradan bakabilirsiniz. :)

BALKABAKLI PEKMEZLİ CRUMBLE

MALZEMELER:
6 dilim balkabağı(küp küp doğranmış)
1/2 su bardağı kuru üzüm
3- 4 tane karanfil
1 çubuk tarçın
60 gr. hindistan cevizi
60 gr. fındık/badem/ceviz tozu(hangisi varsa)
1/2 su bardağı su
1 su bardağı esmer şeker
1 su bardağı un
100gr. küp küp doğranmış soğuk tereyağı
6 yemek kaşığı pekmez
1 adet muz
Yarım limon suyu

YAPILIŞI:
Küp küp doğranmış balkabaklarını tencereye dizin. Karanfil ve çubuk tarçını ekleyin. Üzerine yarım bardak suyunu ve limon suyunu koyun. 20 dk. sonra kuru üzümleri ekleyin. Ortalama 30dk. (yumuşayana kadar) pişirin. (şekersiz)
Hamuru için;
Tereyağ, şeker, un, fındık ve hindistan cevizini rondoda hamur olana kadar çekin:) Bu kadar kolay. Kaseye alıp elinizle çok da yoğurmadan birleştirip hamur haline getirin.

Kabaklar pişince cam fırın kabına aktarın. Kabın tamamını kaplayın. Karanfilleri ve tarçını çıkarın. Üzerine ince ince muz dilimleyin. Pekmezi muzların üzerine gezdirin. Her tarafa eşit dağıldığından emin olun. Ilınınca üzerine yaptığınız hamurdan küçük parçalar koparıp elinizle ufalayın. Tepsinin üzerini tamamen kaplayın. Önceden ısıtılmış 190 derece fırında 15 dk üzeri kızarana kadar pişirin. Sonra sıcaklığı sadece aşağıdan vererek 10 dk daha pişirin. Ilıkken servis yapın.

Hamur kıyır kıyır tam da ağzınızda dağılacak kıvamda miss gibi tereyağ kokulu olacak;) Yanına da 1 top dondurmayla üzerine tahin gezdirirseniz tadından yenmez;)

Afiyet olsunnn;)

MİM: ME TİME| KENDİME AYIRDIĞIM ZAMAN

Selam! Hayattan Payetler blogu sahibesi canım arkadaşım mimlemiş beni:) Blogu çok boşladın hadi dön çağrısına kayıtsız kalamadım:) Yeni mim kendimize ayırdığımız zamanla ilgili. Ne yaparım, ne ederim merak eden varsa yazıya buyrun:))))))) Kendimle ilgilenecek bol bol zamanım var çünkü işsizim.

1. Yalnızken ne izler veya okursun?
Mutlaka favori bloglarıma bakarım. Dergi karıştırmaya bayılırım. İkea katalogunu çok severim:)Aynı anda 3 4 kitap birden okuduğum için moduma uygun birini seçer okurum;) Bu ara Fi ve Çi okuyorum. Film izlemekten sıkılıyorum. Bunun yerine takip ettiğim yabancı dizileri izlerim. Bu ara PLL serisini bitirdim. Suburgatory'e takıldım. Fringe'e de yeniden başlayacağım:)

2. Kendine ayırdığın zamanlarda ne giyersin?
Evde genelde tayt veya eşofman altı tercih ediyorum:) Tshirt, delikli hırkam, panduflarım ve ev topuzumla da görünüşümü tamamlarım:)

3. Me-time güzellik ürünlerin nelerdir?
Dışarı çıkmayacaksam yüzüme kil maskesi ve Yves Rocher  Hair Repair Oil ile saçlarıma bakım yaparım. Dudaklarıma da yoğun nem veren lipbalmlardan sürer sonra da ev yapımı dudak peelingi yaparım. Acelem varsa peeling yapar, göz kremimi sürer, termal suyumu sıkar ve cildimi makyaja hazırlarım.

4. Aktüel en sevdiğin ojen hangisidir?
Essence - Do You Speak Love? Harika bir kırmızı. Hızlı kuruması ve dayanıklılığıyla da kalbimi her seferinde fethediyor.

5. Kendine ayırdığın vakitte ne içer veya ne yersin?
Evdeysem genelde yeşilçay tercih ediyorum. Dışardaysam mutlaka kahve. Evde canım sıkkınsa zulamdan Oreo cookie atıştırırım. Yok normal bi gündeysem meyve ya da kuru meyve yerim. PMS  zamanıysa kendimi mutlaka şımartırım:))))

6. Aktüel en sevdiğin mum hangisidir?
Mum veya tütsü gibi yanarak isli koku salan ürünleri sevmiyorum:/

7. Yalnızken dışarıda da vakit geçirir misin?
Tabii ki. Alışverişe çıkarım veya bir şey almayacaksam elime genelde kahve alır çarşıyı turlarım. Bazen bir yere oturur kahvemi içerken, mizah dergisi okurum. Alışverişte yalnızken daha yerinde seçimler yapıyorum orası kesin. En çok satın aldığım şey de ruj :)

8. Tek başına sinemaya film izlemeye gider misin?
Gitmem. Film izlemeyi çok sıkıcı buluyorum.

9. En sevdiğin online-shop?
Trendyol.

10. Eklemek istediğin bir şeyler var mı? Kendine ayırdığın vakitte daha neler yaparsın?
Uzun uzun düşünürüm bazen. Kalbini kırdıklarımı, hatalarımı, küs olduklarımı. Kimseye haksız yere küs kalmayı sevmem ben. Ders çıkarmaya çalışırım. Arada bir günlük yazarım mesela. Ya da söyleyemediklerimi mektup olarak yazar, sonra da yırtar atarım. İyi geliyor ruhuma. Hedonist biriyim aslında. Kendimi mutlaka şımartırım. Mutfağa girerim. Bu ara şekersiz ve yağsız tatlılara takıldım mesela. Sürekli yeni şeyler deniyorum. Makyaj denemeleri yapmaya bayılırım. İnstagram için fotoğraf çekmeye de. Aynaya bakıyorum sanırım yalnızken en çok. İş arıyorum bir de artık. Uzun zamandır ertelediğim bişiydi. 1 buçuk sene sonra benim için tatil bitti. İç mimarım ve bölümümü severek bitirdim. Şimdi çalışma zamanı:))))))

Bittiiii:)))))) Yapmak isteyen herkes mimlendi şimdiden. 

29 Kasım 2014 Cumartesi

Durum Raporu

Herkese selam... beni özlediniz mi bilmiyorum buralarda... unutmuş da olabilirsiniz tabii. Epeydir yazmıyorum haliyle. Hep istedim ama düşüncelerimi toparlayamadım bir türlü.  Zira ruh halim karışık ve fazlaca huzursuzdu. Ha şimdi değil mi sanki? Pek bişi değişmedi ruh halimde ama ben BÜYÜDÜM. İsteyen inansın, isteyen inanmasın.

Ben şu zaman diliminde dostlarımın kıymetini anladım. Ne kadar sevildiğimi farkettim. İnsanların birazcık gülebilmem için nasıl çabaladıklarını gördüm. saatlerce ya da günlerce aynı şeyi anlatsam bile sıkılmadan dinlediklerini ve bana sımsıkı sarıldıklarını gördüm. Güçlendim. Öldürmeyen acı güçlendiriyormuş, doğruymuş. Bu kez çok da dibe vurmadan atlattım. Hayatımda ilk defa mantığımla hareket ettim. 

Noldu peki? Nişanı attım. Aldatma vs. değil de birbirinden çok farklı iki insanın birlikte yapamayacağını gördüm. Şimdi birbirimizi ne kadar suçlarsak suçlayalım dönem dönem ya o ya ben tek taraflı olarak aşırı verici davrandık. Bu da bizi çok yıprattı. Bu denli yıpranınca güven de sarsıldı, huzur da kaçtı. AYRILDIK. Dostça olmadı ama Allah yolunu açık etsin. 

Bir sürü şey öğrendim bana hiçbir öğüdün öğretemeyeceği kadar.... mesela gittiğim yoldan arkaya dönüp de bakmayacağımı. Özlememenin imkansız olduğunu, çok sevince çok kırılacağımı, bazı şeyleri kendime saklamam gerektiğini, her aklıma geleni konuşmamam gerektiğini...

Keşke böyle olmasaydı demicem.... olması gerekiyormuş demekki. Benim içim rahat. Büyük kararsızlıktan, huzursuz gecelerden sonra kendim için doğru kararı verdim nihayet. Evlilik evcilik değilmiş mesela. Aileler evleniyormuş meğer bizden önce. Bu sözü yaşayınca kavradım. Zaten bugüne kadar neyi başkasından duyup da kabullendim ki:p İlla denemek, görmek, dokunmak, gerekirse acı çekmek istedim.  Kolay olmadı ama öğrendim. 

Büyüdüm dedim ya hani 27 yılın ennn olgun zamanı bu. Kapris yok, şımarıklık yok, aşırı fevrilik yok. Dinlemeyi öğrendim mesela. Bencil olmamayı. Biraz olsun empati yapmayı. Huzurumu da geri kazanabilirsem ve uykumu da... her şey çok güzel olacak. 

Şimdilik bu kadar. Yeni hayatıma güzel bi başlangıç yapayım. 2015 ve diğer bütüün kalan ömrüm bana hep mutluluk ve huzur getirsin. :))))))) Sevdiklerimden hiiiç ayrı düşürmesin. Hakkımda hayırlısı olsun. Bi daha haddimi aşıp da büsbüyük konuşmayayım mesela:))) Hatalarımdan ders alayım ki asla tekrarlamayayım. Sevdiklerim yanımda, sevmediklerim hep benden çook uzak olsun. 

Sevgilerimle...

17 Ekim 2014 Cuma

Kitap Mim.i

Merhaba. Bugünün 2. mim. i  ve 3. yazısı. Pek çalışkanım bugün. Yine mim yine ben:) Bu seferki kitap mim.i. Favorilerimden bahsettim size.Biraz çocukluğa dönüş, biraz tozlu yaprak kokusu, biraz iz bırakanlar. Hepsi var:) Bakalım beğenecek misiniz????

1-İlk hayranlığım
 Bilen bilir parlak civciv sarısı ciltli Walt Disney Ansiklopedisi vardı bir zamanlar. 10 cilt halindeydi bendeki ve hala durur kütüphanemin bir yerinde. Çocuklarıma saklıyorum. Daha 3- 4 yaşlarındayken boyumdan büyük masal kitabını anneme taşır ısrarla Kibritçi Kız ve Uyuyan Güzel'i okuturdum.
Sonradan aklım erdikçe bütün ciltleri okudum.




2-Favori Serim :
Çocukluktan başlayıp şu yaşıma kadar çeşit çeşit seriler okudum .Çocukluk favorilerim Yaramaz Kızlar ve 4 Kafadarlar Takımı'ydı. Onlardan sıkılınca ilk Harry Potter kitabımı okuduğumda ilkokul 5'teydim. Seri bittiğinde üniversitedeydim:) Benim için çok farklı bir yerde olmuştur her zaman. Kitapların her birinin çıkmasını takip ettim. İlk bitiren olmak için hep mücadele içindeydim. Hep bir heyecan hep bitmeyen bir bekleyişle sindirdim her kitabı. Filmlerinden sadece 3 ünü izledim. Ama ne karakterlerde ne de olay örgüsünde kafamda kurduğuma yakın bir şey bulamadım. Koca birer hayalkırıklığı hepsi:(
Şeker Portakalı serisi de hayatımın serilerinden biridir. Çok severek her kitabı defalarca okudum.

Fantastik Edebiyat'ta Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi gelmiş geçmiş en efsane seridir. Üzerine tanımam:)

3-Favori kitabım : Kitap seçmek öyle zor ki. Birkaç tane var.
Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
Nietzsche Ağladığında - Irvin Yalom

Aklıma gelenler bunlar. Daha da var da düşününce gelmiyor işte...

4-Favori erkek karakterim : Suç ve Ceza'da Raskolnikov.

5-Favori bayan karakterim : Çalıkuşu Feride.

6-Favori okuma saatim : Genelde geceleri yatmadan önce okurum. Ama hevesle aldıysam hemen başlar sonunu getirene kadar uyumam:)

Hadi siz de yazın favorilerinizi. ;)

Roaccutane Günlüğü #2 3. Ay İzlenimleri

Merhaba:) İlaca yeniden başladıktan sonra her ay yazacağım demiştim ama çok da büyük değişiklikler olmadan yazmak hiç mantıklı gelmedi. İlk halinde elmacık kemiklerimin üzerine kadar varan yoğun bir akne söz konusuydu. Yoğunluk çene bölgesindeydi. Düzenli olarak kontrollerimi yaptırdım ve dozajı arttırmadan ve ek ürün kullanmadan 3 ay geçirdim. Sonuçta sivilcelerimin tamamı kurudu ve yerlerinde sadece izleri kaldı. Onlar da renk olarak epey açıldılar diyebilirim. Artık ayda 1 ve ya 2 defa iltihaplı akne çıkıyor. Komedonlarım eskiye nazaran çook azaldı. Cildimde hala aşırı bir kuruma yok. Nemlendirici vs. kullanmıyorum. Gerilme hissi yaşamıyorum.

Sivilce artışını sadece yiyeceklere bağlı olarak yaşıyorum. Özellikle kızartma, fast food, kuruyemiş ve çikolata anında kocaman aknelere sahip olmamı sağlıyor:((((( Yemediğim sürece sıkıntı da yok.

Sonbahar döneminde olduğumuz için doz yükseltmesi yapacağız. Kuruluk hissini bu kez hissedeceğim sanırım. Yağsız bir nemlendiriciyle çözerim gibime geliyor. Geçen sefer gözaltlarım ve göz çevrem çok hassaslaşmıştı. Yoğun nem veren gece kremleri kullanıyordum. Bu kez böyle bir sorun yaşamadım. Herhangi bir krem kullanmıyorum. Dudaklarım ve topuklarım kuruluktan en çok nasibini alanlardan. Ruj sürmeyi unuttum neredeyse:((((((( Beni en çok o üzüyor. Neyse ki geçici bir durum. Tedavi bittiğinde tamamen arınmış bir cildim olacak. Sabır sabır.

İlacın yan etkilerinden biri de çabuk sinirlilik hali. Belki de en çözümsüz yan etkisi. Ben de yoğun bir şekilde ortaya çıktı:/ Diğer bir yan etkisi de eklem ve baş ağrıları. İlacı ilk kullandığımda bende sadece yoğun baş ağrıları oluyordu. Uyuyunca geçecek türden şeylerdi. Ama bu kez baş ağrıları yerine topuk ağrısı çekiyorum. Ağır taşıdığımda, uzun süre yürüdüğümde ya da ayakta durduğumda dinlenmek için oturursam bir süre kalkamıyorum. Kalktığımda hissettiğim ağrı ve uyuşma hissi bir süre devam ediyor. Yürüdükçe açılıyor.  Başta epey korktum ama doktoruma söylediğimde beklenen bir durum olduğunu söyledi. Bunu üst üste birkaç gün yaşayıp ilaca 2 gün ara verdiğimde ağrı vs. kalmadığını da gözledim. Kendimizi yormamamız gerekiyor kısaca.

Bendeki durumlar bu aralar böyle. Gözle görülür değişiklik yaşarsam yine yazarım:)

Sevgilerimle..

MÜZİKLİ MİM:)

Selam... Olanca keyifsizliğimle bloglar arasında kafa dağıtmaya uğraşırken, yine bir yerde bir mim gördüm ve ısrarla "yap!" diye içimden bir ses söylenip duruyor:) Hadi yapalım bakalım:)

1) Müzik denildiğinde aklınıza gelen ilk kelime?

Duygu.

2) Hiç müzik dinlemekten bıktığınız oldu mu?Veya dinlemeye ara verdiğiniz?

Şarkılar bana birini hatırlatıyorsa dinlemem bi süre. Ya da her şarkıda kendimden bir parça aramaya başladıysam bırakırım.

3) Hayatınız boyunca hayranı olduğunuz bir ses sanatçısı oldu mu?Posterlerini odanıza astığınız fan dediğimiz türden yani?

Teoman. Ergenliğimde keşfettiğim ve her albümünü aldığım tek şarkıcı. Ama hiç bir zaman posterini astıklarım arasında yer almadı. Ne sesini çok beğendim ne tipini. Ben bana hissettirdiği gerçekliği sevdim galiba.

Posterini asmak için hep film yıldızlarını tercih ettim;)

4) Kitap okurken müzik dinler misiniz?

Hayır. Blog yazarken bile fonda müzik çalsın istemem.

5) Çok klasik ama yinede sormak istiyorum.Sizin türünüz hangisi?

Metal.

6) Asla dinlemem dediğin bir tarz var mı?

"Fantazi" denilen şarkı türünü hayatım boyunca anlamicam sanırım. Hareketli arabesk neden dinlensin ki zaten:p

7) Size bir şarkıcı olsanız kim olmak isterdiniz desem?

Tek şarkıcı olmakla yetinmem yau:) Sayayım mesela...
-Yasmin Levy. Sesindeki bir tını insanın içine işliyor.
-Nil Karaibrahimgil. Çok pozitif:)))))) Sesindeki masumiyet ve hafif ürkeklik hoşuma gidiyor ve sözlerindeki beylik olmaktan uzak dizeler <3
-Edith Piaf. Ölümsüz ses. Asla UNUTULMAMAK İSTERDİM.
-Madonna. Hep yeniliklere açık, asla yaşlanmayan.

8) İmkanınız olsa ülkemizde müzikle ilgili neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?

Farkında mısınız 2000lerde çıkan hiçbir şarkı kalıcı olmadı. Sorsanız geçen seneki hit denilen şarkıların adları bile hatırlanmıyor. Hepsi birer balon köpüğü. Altyapısı eksik müzikler, saçma telaffuzlar, uyumsuz sözler, duygu barındırmayan nağmeler, aceleci hitler ve sanal alem yüzünden satamayan CDler. Dijital çağ duyguları ve heyecanı öldürdü bence. Elimde olsa Single denilen saçma şeyin yapılmasına veya yayımlanmasına asla izin vermezdim. Eskisi gibi 12 şarkılık aceleye getirmeden en az 5 klip çekilebilecek potansiyelde emek verilmiş albüm çıkarmaya uğraşsınlar.

9) Bu şarkı benim dediğiniz bir şarkı var mı?

Yabancı: Deep Purple- Soldier Of Fortune
Yerli: Gripin- Aşk Nereden Nereye

10) Tvlerde bol bol yayınlanan Talk Show programları hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle sunucusunun ses sanatçısı olduğu programlardan bahsediyorum.

Boş işler hepsi. Tv izlemeyi bırakmamın sebeplerinden biri sadece:)

11) Kim şarkı söylemesin sorusuna vereceğiniz ilk isim kim olur?

JUSTİN BIEBER! Çok itici.

Bu kadarcık:) Hadi siz de yaspın. Cevaplarını merak ettiğim isimler var aranızda;)

Öpüldünüz...

14 Eylül 2014 Pazar

Hazzetmem De Hazzetmem!!!!!

Baktım herkes çiçek böcek yazmaktan bıkmış hazzetmediklerini yazıyor, eksik kalmadım tabiisi:) Buyrun bakalım ben nelerden hazzetmiyormuşum:))))))

1- ELEŞTİRİLMEK
Şu hayatta belki en sevmediğim şeydir eleştirilmek. 
Hadi yakınlarımdan "yapıcı" eleştiriler almayı geçtim de bazıları çok üstlerine vazifeymiş gibi eleştirip, 
pişkinlik yapıyor ya boğasım geliyor!!!!

2- KAPUSKA
Sebzelerin bir çoğunu sevmem ama bir şekilde şifa/ilaç niyetiyle katlanabilirim. 
ama lahana mahsülü kapuska adlı yemeğe asla!
Hiç tadına bile bakmadım ASLA DA DÜŞÜNMÜYORUM.

3-TERLEMEK
Seveni var mıdır bilmem ama ben tahammül edemiyorum.
Özene bezene makyaj yaparsın, ter basar bozulur.
Kıyafetten belli olur.
Benim modum anında düşer. Her napıyorsam anında bırakırım.
Keşke terlememenin bir çaresi olsa :/
Vücut için toksinler atılıyormuş bla bla yararlıymış ama böğğğğğğğğ! terlemeyi sevmiyorum.

4- LAF ANLAMAYAN İNSANLAR
Söylediğimi 2., 3. kez tekrarlamaktan nefret ediyorum. 
"Efendiimmmm???" Bi daha söyleeaa duymaadaammmm!"
Bazı insanların tiki bu galiba.
Mutlaka her lafı 2 kez tekrarlatıyorlar.
"de get" diyesim geliyor.

5- DİŞ HEKİMLERİ
20lik dişlerimi 2 korkunç ameliyatla aldırdım. 
O güne kadar diş hekimlerinden korkmayan, hatta düzenli olarak giden ben resmen o koltuğu görünce artık hüngür hüngür ağlıyorum.
Tamamen istemsiz bir şekilde oluyor bu.
Elinde iğneyle ağzıma doğru eğilen biri varsa ben yokum arkadaş.
ıyyykkkkkk!

6- MOZAİK PASTA
Bisküvili Çikolata mantığını hayatım boyunca anlayamicam sanırım.
İkisi de şekerli diye birbirine yakışmak zorunda mı?
Ben kesinlikle hazzetmiyorum ve sevenleri de anlamıyorum.

7- SEDEFLİ OJE
HİÇ BİR ŞEKİLDE OLURU YOK.
HAZZETMİYORUMMMMM!
HELE DE AYAK TIRNAKLARINDA HİÇÇ!

8- GÜMÜŞ RENGİ FAR
Bana aşırı itici geliyor. Dünya güzeline bile sürseler yakıştıramıyorum. 
Göz zevkim bozuluyor resmen.
Mümkün olsa piyasadan toplatır imha eder,
asla üretilmemesini sağlardım.

9- KÖPEKLER
Şu hayatta en çok korktuğum canlılar.
Varlıkları bile beni huzursuz ediyor.
Sahip olsan seversin diyenleri de anlamıyorum.
HAZZETMİYORUM!

10- YEMEĞİMİ PAYLAŞMAK
Ben birine paylaşalım diye teklif etmediysem yemeğime çatal, el vs. uzatılmasından HAZZETMİYORUM!
Anında soğuyorum ve yeme isteğim kalmıyor.

11- TEK BAŞINA YEMEK YEMEK
Çocukluğumdan beri sofraya herkesle birlikte oturmaya alıştığımdan
olsa gerek, dışarıda çok mecbur kalsam bile 
tek başına yemek yemem.
Midem bulanır.
İçim almaz.

12- VAYT ÇAKLIT MOKA
NOT: Yazılışını tabii ki biliyorum:))))
Aşırı derecede seveni olan bu içecekten HİÇ AMA HİÇ HAZZETMİYORUM!
Aşırı şekerli oluşunu bıraktım,
kahve tadı bile almak mümkün değil.
Nasıl içiyorsunuz bunu arkadaş:p
Birkaç kez siparişim kalabalıkta karıştı ve talihsiz bir şekilde 1 yudum alıp püskürtmemle sonuçlandı her seferinde.
Öyle nefret ediyorum yani.

13- CACIK
Sevmeyen tek insan olduğumdan neredeyse eminim:p
Salatalığa bayılırım.
Yoğurdu her sabah kahvaltıda bile yerim.
Ama ikisini bir arada düşünmek bile benim için tahammül edilemez.

14- KAVRULMUŞ SOĞAN KOKUSU
Kesinlikle mide bulandırıcı.
Hele sabah erken saatte bu kokuyla uyanmışsam bütün gün bişe yiyemem.

İşte bu kadar. Yazdıkça farkettim ne çok takıntım varmış:p Siz nelerden hazzetmiyorsunuz dökülün bakalım :)))))) Öpücükleerr:)

26 Temmuz 2014 Cumartesi

Roaccutane Günlüğü #1 Silbaştan!

Evet yanlış okumadınız. Roaccutane tedavisine tekrar başlıyorum. Geçen sene 3 ay kadar küçük dozlarda kullanıp, dozu tamamlamadan doktorumla birlikte sonlandırmaya ve kremlerle dönemsel sivilcelerle savaşmaya karar vermiştik. Yüzüm tamamen akneden arınmıştı ve leke gidericiyle de lekelerden tamamen kurtulmuştum. Yaklaşık 8-9 ay sonra aynı akneler en stresli dönemimde yeniden yoğun şekilde taa yanaklarımın üstünde falan pörtleyince koşa koşa doktorun yolunu tuttum. Tahliller yapıldı, tekrar başlamamda sakınca görülmedi. Yeniden başlayacağız ilaca ve bu sefer farklı bir doktorla. Önceki dozum hem çok düşük olduğundan, hem de üzerinden çok zaman geçtiğinden dolayı yeni bir hesaplamayla tam toz, tam verimlilik politikasıyla kolları sıvadık. Aknelerle savaş başlasınnnnn!

Gün itibariyle ilk dozumu aldım. 40mg.la başladık yoğun güneş etkisi nedeniyle. Hem de vücuda birden yüklenmeyelim dedik. Bugün epey tempolu bir gündü. Beklediğimin aksine ciddi bir yan etki yapmadı. Baş ağrısı, eklem ağrısı vs. gibi. Dudaklarım biraz gerildi yalnızca. Su içerek günü kurtardım. İleriki zamanlarda aylık periyotlar halinde gözlemlerimi yazmaya devam edeceğim.

Umarım bu kez kesin çözüm olur ve bir daha akne problemiyle karşılaşmam:((((((((( Bana şans dileyin:(
Öpücüklerrr!

10 Mayıs 2014 Cumartesi

MİM: TEK KELİME

SELAMMM! Mimden mime görüşür olduk bu aralar :) Yine sevimli bi mim buldum gezinirken. Mor Rimel'ciğim yapmış pek de güzel olmuş :) Tek kelime mim.i yaparken biraz zorladı sanki. Bakalım beğenecek misiniz? Yapmak isteyen herkesi mimlemişim varsayın :)

Telefonun Nerede?
-masada

2. Partnerin?
-düşünceli

3. Saçların?
-kabarık
KEŞKE BU KADAR HAVALI GÖRÜNSEYDİ:P
4. Annen?
-kibar

5. Baban?
-1.5

6. En sevdiğin eşya?
-alyansım <3

7. Son gece gördüğün rüya?
-hatırlamıyorum

8. Hayalindeki araba?
-vw beetles :)

9. İçinde bulunduğun oda?
-dağınık :/

10. Korkun?
-terk edilmek

11. 10 sene içinde ne olmak istiyorsun?
-anne

12. Sen ne değilsin?
-sinsi

13. En son yaptığın şey?
-kahve

14. Üzerinde ne var?
-pijama

15. Senin hayatın?
-hareketli

16. Moralim?
-yüksek

17. Şu an ne düşünüyorsun?
-cupcake

18. Senin bilgisayarın?
-lenovo

19. Bira?
-çiş :)))))))
shameless izleyen var mı bilmem ama aklıma jeneriği geldi :)))))))

20. Aşk?
-huzur

BİTTİİİ!!!!! Öpücükleerrr!

1 Mayıs 2014 Perşembe

NİLESİ BLOG 2 YAŞINDA

Merhabalar... 21 Nisan'da blogum 2 yaşına girdi. çok mutluyum. Takip eden, etkileşim halinde olan, olmayan herkese çook teşekkürler. İyi ki varsınız. En sıkkın zamanlarımda yazdım destek oldunuz, hayallerimi yazdım benimle hayal kurdunuz, yemek tarifi yazdım deneyip geri döndünüz ve beni mutlu ettiniz.

Açıkçası şu sıralar blogla hiç ilgilenemediğimin farkındayım. Buna rağmen "yazmayı bırakma, ara sıra da olsa bişiler yaz" diyenler olduğu için kapatamadım. Yüz yüze tanışmadığım insanlardan böyle samimi, sıcak, destekleyici tepkiler almak çok güzel. Hayatlarında bana da minik bir yer ayırdıkları ve beni okumaktan hoşnut oldukları için kendimi sorumlu hissediyorum artık. Beni okuyan 1 kişi bile olsa yazacağım diye söz vermiştim kendime. Samimiyetimi insanlara iletebilmişim demek ki diye seviniyorum bir yandan.

2 YIL GEÇTİ HALA BURADAYIM. DAHA NİCE MUTLU YILLARA DİYORUM.

ÖPÜCÜKLEERR :))))))

19 Nisan 2014 Cumartesi

Müzikli Mim:)


Melebaaaa! Ne çabuk döndüm bloga dimi:p Süper bi mim buldum yine <3 Yaptıkça çok hoşuma gitti kesinlikle tavsiye ederim. Ben yaparken çook eğlendim. Bazen "yok artık" dedirtti:) Bu ara tesadüflerle aram çok iyi sanırım. Sizi cevaplarımla başbaşa bırakayım. İsteyen herkes yapabilir...Öpücükleer:)

Bu arada kullandığım listeyi merak edenler için Buradan Bakabilirsiniz.

-MİM KURALLARI-
Müzik listenizi ( yada her ne olursa ) açın ve karışık moduna alın.
 Her soru için play'e basarak bir sonraki şarkıya geçin.
 Her ne kadar komik ya da uyumsuz olursa olsun, çıkan şarkı ismini sorunun cevabı olarak yazmalısınız!
Dilediğiniz kadar arkadaşınızı mimleyin.
 Mimlenmiş isimler mutlaka yapsın!
 Tadını çıkarın J

 -Birisi "iyi misin? " diye sorarsa cevabın ne olur?
Duman- Senden Daha Güzel
 -Kendini nasıl tanımlarsın?
Kenan Doğulu- Kurşun adres Sormaz ki
-Bir erkekte/kadında hoşlandığın şey nedir?
Tarkan- Öp :)))))
- Bugün nasıl hissediyorsun?
Yaşar- Hatırla
-Yaşam amacın nedir?
Yaşar- Aldanırım
- Motton nedir?
Yonca Lodi- Düştüysek Kalkarız (kesinlikle doğru)
- Arkadaşların senin hakkında ne düşünüyor?
Murat Boz- Kalamam Arkadaş
- Ailen senin hakkında ne düşünüyor?
Tanju Okan- Papatya Gibisin Beyaz ve İnce:)))))
- En çok düşündüğün şey nedir?
Sezen Aksu- Güllerim Soldu
- 2+2=?
Yaşar- Sessiz Gemi
-En iyi arkadaşın hakkında ne düşünüyorsun?
Sezen Aksu- Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam :)))))) ( ÇOK MANİDAR OLDU BU YAU):p
- Hayat hikayen nedir?
Sezen Aksu- Yalnız Kullar (Tanrım)
-Büyüyünce ne olmak istiyorsun?
Duman- Dibine Kadar
- Hoşlandığın insanı düşününce ne düşünüyorsun?
Candan Erçetin- Göreceksin Kendini
- Düğününde hangi şarkıyla dans edeceksin?
Bengü- Yaralı (nalakaa la?!? Tabii ki HAYIR!:)
- Cenazende ne çalacak?
Tarkan- Beni Anlama :P Giderayak tribimi atar giderim hahayttt:p Yaşarken en çok şikayet ettiğim şey ne de olsa:D
- Hobin/ilgi alanın nedir?
Yaşar- Beş Dakika Bekle Git
- En büyük korkun nedir?
Murat Boz- Aşkı Bulamam Ben
-En büyük sırrın nedir?
Nil Karaibrahimgil- İstanbul'dayım
- Şu anda ne istiyorsun?
Sezen Aksu- Tanrı İstemezse Yaprak Düşmezmiş
- Arkadaşların hakkında ne düşünüyorsun?
Yalın- Aşk Ne Demek


Bittiii!!!!!!!

10 Şubat 2014 Pazartesi

KOZMETİK 38# L'OREAL COLOR İNFAİLLABLE FAR- 13 BURNİNG BLACK

Merhabaaa... Yine bir far yazısıyla karşınızdayım. Bu far grubunun bloglarda övgülüyle bahsedildiğini görünce indirimsiz bir zamanda rengine bayılarak aldım. Uzun bir süre çekmece nöbetçisi olmak zorunda kaldı maalesef. Çünkü hem çok koyu bir mor- ki mor renk far süren biri değilim-, pırıltılı-ki gündüz çok ağır kaçacağını düşünmüştüm-, sahip olduğum en koyu renkli far vs. vs. gibi sebepler...

Kullanmaya başladığımdan beri elimden düşmüyor. Özellikle altın rengiyle uyumu mükemmel. Göz pınarına ve kirpik dibine altın rengi far ya da kalem çekince muhteşem duruyor hem de o kopkoyuluk biraz hafifliyor. Sim sim durmamasına ise bayılıyorum.

Mars'tan gelen kadın blogunun sahibi Ceren'in bir göz makyajında kullandığını görüp çok beğendim ve aklıma koydum. Cesaret edip sürecektim. Bu kadar tereddütün sebebi makyaj konusunda acemiyim ve gerçekten istikrarsızım:))))) Bir gün iyi yaptığımı başka gün beceremeyebiliyorum. Neyse gelelim benim izlenimlerime:
- Hem toz far gibi göz altlarına dökülme yapmıyor, hem de göz kapağına sürdüğünüz anda toz fara dönüşüyor. İlginç bir yapısı var.
-Farın yoğunluğu kesinlikle kat kat ayarlanabilir. Pigmentasyonu ve kalıcılığı iyi.
-Tek farla dumanlı göz makyajı yapmak mümkün.
-Farklı ışıklarda farklı tonlara bürünebiliyor. Bende mordan ziyade kahve tonu gibi durduğunu söylediler.
-Kapağın içindeki koruma zımbırtısını atmamanızı öneririm. Sıkıştırılmış toz ürün olduğundan azaldıkça dağılmalar olacaktır.
-Bazla da bazsız da çok kalıcı. Topaklanma yapmıyor.
-Dağıtması ve sürmesi kolay.

Kısaca bu ürün beni epey şaşırttı. Kışın sonuna kadar bolca kullanacağım gibi görünüyor. Farklı renklerinden de edineceğim. Smokey makyaj seviyorsanız bayılacaksınız;)

Mutlu günleerrrr:))))))

1 Şubat 2014 Cumartesi

GECENİN ŞARKISI


Günlerdir moralsizim falan ya. Noktası da bugün kondu. Ben çok üzgünüm ama ağlamıyorum artık.
Çok yıprandım. Hem konuşmaya her fırsatta bahane aramaktan, hem her seferinde geri tepmekten.
Daha da söyleyecek şey çok ama artık susma zamanı geldi. Ne dersem diyeyim o çok kızgın.
Ben de kızgınım. Suçlamamaya çalışsam da alttan alta sıkıştırıyorum.
Biraz sakin düşününce en çok umursamazlığına kızıyormuşum onu farkettim. Üstelik bunun için bencilce onu suçladım hep. En son dediklerine kükrediğimde "Beni yanıltmadın, tepkini ölçüyordum" dediğinde çok geçti.
Umursamadığı da yok aslında. Kendi kuruntum.
Üzülmemek için kendini koruyor... O DA HAKLI.
Herkesin kırgınlığı kendine göre.
Ben onca kızgınlığa rağmen iyi bi insan olduğunu söylüyorum. Kötülemicem de.
En çok bazı zamanlardaki çocukça saflığını, bozulmamışlığını severdim. Fazla sevmişim.
Hak etmiyormuşum demek ki.
Dost kaybetmek çok acı. Hiç kolay bulunmuyor çünkü.

Siz siz olun birinin kalbini kıracaksanız onu hayatınızın geri kalanında isteyip istemediğinizi iyi düşünerek yapın. Düşüncesizce hareket etmeyin. Sonra düzelecek diye umutlanırsınız elinizde patlar.

Gecenin şarkısı kalbini kırdığım herkese gelsin: GEL BARIŞALIM ARTIK!
Sertab'ın kadife sesinden dinlemek bambaşka bir tad.

Paylaştığım şeylerden hiç pişman değilim. Aksine özlicem.
Panikten elim ayağıma dolaştığı anlarda hep destek oldu. Çok teşekkürler her şey için.

Başarın daim olsun. Hep mutlu ol.
Hoşçakal.

27 Ocak 2014 Pazartesi

bugünden sonra;

1- özlemicem.
2- kimse benden açıkça yardım istemeden yardım teklif etmicem.
3- üzülmicem.
4- kimse kırılmasın diye kendimi perişan etmicem.
5- duymak istemediklerini bile yüzlerine haykırıcam.
6- gerekmedikçe kimseyle tanışmicam.
7- kimseyle gereksiz samimi olmicam.
8- kendimden bahsetmicem.
9- kuul olucam.
10- kimseyi durduk yere mutlu etmek için kasmicam.
11- dert dinlemicem. derdiyle boğulsun, ölsün bana ne... LA LA LA!!!!! :))))) DİNLEYİN.
12- üzgün birini görünce korunmaya muhtaç kedi muamelesi yapıp sahiplenmicem. ilgi göstermicem. güçlü durun aq. azcık toparlanınca ilk yapıştığınız şey benim boğazım oluyor.

yeni kararlarım bunlar. sinir bozucu ve bencilce gelebilir. iyi niyetli, yumuşak yüzlü davrandıkça üzüldüm. etrafımda üzgün insana dayanamıyorum. kahkaha sesi duyuncaya ya da bir nebze iyi olduğuna ikna olana kadar yanında olmak istiyorum. yapmayınca vicdanım rahatsız oluyor. kimse anlamıyor bunu. kıymetim bilinmiyor. aradan uzuun zaman geçtikten sonra, kuru bi özürle gelince anlamı yok. nankörlük resmen başka bişi değil.

sustum olmadı. konuştum olmadı. kızdım olmadı. ağladım olmadı. dinletemedim. sordum, cevap alamadım. haklıydım. kendimi savundum hiç olmadı. yaranamadım. içimde patlamasın diye yazıyorum işte. biriktirince bedelini çok ağır ödüyorum:(

hayatımda bişiler değişmeli. yoksa ruh sağlığımı kaybedicem. oynatmaya az kaldı.

şimdilik bu kadar. bıy bıy!





bir varmış bir yokmuş...

öyle bunaldım ki blogu bile kapatmayı düşünüyorum. kendime hayrım yok, yazamıyorum da artık eskisi gibi. şimdilik araftayım. bi gün göremezseniz aniden merak etmeyin. geldiğim gibi bir anda derinlerde kaybolup gitmişimdir.

24 Ocak 2014 Cuma

PLAYLİST#5 EĞLENDİREN TÜRKÇE POP ŞARKILAR:)

Günlerdir kafam bozuk... iki ileri bi geri her şey. Güzel şeylerle idare etmeye çalışıyorum. Ruh halimden de insanlardan da çok sıkıldım. Kendimi eğlendirmek için giriştim playlist.e bakalım sevecek misiniz:D
Şarkıların çoğu eski şarkılardan oluşuyor yadırgamayın. Ben öyle seviyorum çünkü. Hatır için birkaç yeni şarkı da eklerim hadi:p

MFÖ- Deli:))))))) DİNLEYİN.
Barış Manço- Nane Limon :DİNLEYİN.
Metin Arolat- Dert Değil:. DİNLEYİN.
Sezen Aksu - Şinanay: DİNLEYİN.
Barış Manço- Kara Sevda: DİNLEYİN.
Tarkan- Hepsi Senin mi?: DİNLEYİN.
Sezen Aksu- Rakkas:DİNLEYİN.
Tarkan- Şımarık: DİNLEYİN.
MFÖ- Ali Desidero: DİNLEYİN.
Sezen Aksu- Kız Seni Yerler: DİNLEYİN.
Barış Manço- Domates Biber Patlıcan: DİNLEYİN.
MFÖ- Süpermen Olmak Lazım Bazen(Ne Bileyim Ben): DİNLEYİN.
Sezen Aksu- Beni yine yeni yeniden sev: DİNLEYİN.
Grup Vitamin- Törkiş Kovboylar:D DİNLEYİN.
MFÖ ft. Cem Yılmaz- Psikopat: DİNLEYİN.
MFÖ- Olduramadım: DİNLEYİN.
Grup Vitamin- Ellere Var Da Bize Yoh mi? DİNLEYİN.
Rüya Ersavcı- İstemiyorum Baba: DİNLEYİN.
Nil Karaibrahimgil- Organize İşler: DİNLEYİN.
Yasemin Mori- Nolur nolur nolur: DİNLEYİN.
Şevval Sam- Yalnız Kullar: DİNLEYİN.
Aylin Aslım- Ben Kalender Meşrebim.:DİNLEYİN.
Özlem Tekin- Laubali: DİNLEYİN.

Eklemeler gelecek merak etmeyiniz:))) Öneri şarkılar da değerlendirilir..

ÖPÜCÜKLEERR!!!!!

19 Ocak 2014 Pazar

Büyüyorum...

selam:) beni özleyen var mı bilmem ama ben yazmayı özledim. kaç gündür "yeni kayıt" butonuna tıklayıp tıklayıp kapatıyorum, çünkü ilham perim beni terketti. nerde sürtüyor bilmiyorum ama bir an önce dönmesi gerek. bu böyle gitmeez!

şu aralar arkadaşlık ilişkilerimde yine tuhaf bir noktadayım. biraz mutsuz, biraz şaşkın, biraz atarlı, biraz sitemkar hallerdeyim. sebebi de sahipleniciliğim ve anaç ruhum:/ sevdiğim insanları kendimden fazla düşünüyorum her zaman. sanki ben onu önceden uyarsam her türlü tehlikeden koruyabilecekmişim gibi geliyor. akışına bırakmakta zorlanıyorum. karışmasam kötü hissediyorum. hiç güzel bi his değil inanın. ve bu içgüdüsel bişi. naparsam yapayım engel olamıyorum.

yıllar önce biri bana demişti ki "birine "bu senin iyiliğin için" dediğin zaman aslında gerçekten onun iyiliği için mi yapıyorsun... yoksa kendini rahatlatmak için mi?" o zaman anlamsız gelmişti. ne saçmalıyor gene bu demiş ve bildiğimi okumuştum. üzerinden 7 yıl geçti ve bana taa o zamandan bugüne unutmamam gereken bir hayat dersi vermiş meğer. o zaman anlamaya çalışsam çok sık yaptığım bi hatadan daha çabuk dönmüş olacaktım. her işte bir hayır var diyoruz ve yolumuza devam ediyoruz...

başkaları için en iyiyi hep kendimizin bildiğini düşünürüz. kocaman egolarımızla "daha önce geçtim bu yollardan beheheyt!" diyip onu çoğunlukla yok sayarız. kibrimiz üstün gelir ve kaybederiz. anladım ki herkesin hayat serüveninde o yollardan geçmesi ve tam o noktada tökezlemesi gerek. kimse birazcık tökezlese ölmüyor:p ha zaman geçince size dönüp "haklıydın" dese de başta verdiği tepki UNUTULMUYOR. kalp kırılıyor bi kere..

en yakın arkadaşınız hatta kardeşiniz bile olsa sizden herhangi bir konuda yardım istemeden teklifte bulunmayın sonra ters teper siz onun üzüleceğinden daha çok üzülürsünüz. ola ki işe yaradı. bu sefer de kendinden bilir: tesadüftü der, şanslıydım der...

günün tespiti budur. umarım bu yanılgıya düşmem tekrar. herkesin bu hayattan öğreneceği dersler var. inek öğrenci gibi "ben biliyorum" diye önüne zıplayıp geri çekmenin bir mantığı yok. herkes yaşaması gerekeni yaşar bir şekilde...

sevgilerimle...

12 Ocak 2014 Pazar

Alışveriş Post.u #Yeniyıl

Çook ihmal ettim gene blogu farkındayım. Ayın 2'sinde ikinci operasyonumu atlattıktan sonra günlerce eve kapanmanın acısını sokaklarda çıkarttım bolca. Kaçırdığım indirimleri, hediyelerini zamanında veremediğim arkadaşlarımı telafi etmeye çalıştım ufaktan:) Bu arada da birazcık alışveriş yaptığım doğrudur:) Hadi başlayalım. Neler almışım bakalım. Önce Aralık ayında aldıklarımı, sonra da en son aldıklarımı yazayım:)

1- YSL Manifesto Kofre: Bunu ilk piyasaya çıktığı günden beri istiyordum. Kokusu tarifsiz benim için. Daha önce kullandığım hiç bir parfüme benzemiyor. Çook kalıcı. Kullanmaya hiç kıyamıyorum. Cici şişesiyle bol bol bakışıyoruz:) Wishlist'imde de vardı yihhuhuu <3

2- Clinique Chubby Stick : Whole Lotta Candy 3lü set.: Chubby'leri Roaccutane kullandığım dönemde denemiş ve hiç sevmemiştim. Nem vermesi yetersiz gelmesi bir yana, yoğun lipbalm üstünde de rengini vermiyordu. O yüzden karalisteye almıştım. Yılbaşı için cicili bicili 3 tanesi bir arada paketi uygun fiyata bulunca aldım gitti. İyi ki almışım.
Two ton tomato
Pudgy peony
Voluptuous violet<3 En çok da bu mor renk yüzünden mutlu oluyorum:)



3-Lancome Hypnose Drama 3lü Kofre: Lancome'un en hayranlık duyulan mascarasına bir şans vermek istedim. Denemek istediğim Bifacil ve KHOL minik göz kalemi de bonus oldu:)

















4- Mac Stroke Of Midnight Fırça Seti/ Essentials: Bu setin içindeki fırçaların 3'ünü epeydir istiyordum.(168,217,239) Hem mini boy olmaları seyahatlerde kullanmak için de işlevsel oldu. Hem de 3 fırçaya vereceğim parayla 5 fırçam oldu:) Hem de fırçaların içinde bulunduğu çantaya aşık oldum.

















5- The Body Shop Mangolu Kofre : Daha önce şeftali, çilek ve shealı setleri denemiştim. Shea seti mağazada olmayınca son mangoyu da ben almış oldum:)















6- Sephora:
YSL Volume Effet Faux Cils Mascara
MUFE Liquid Lift Fondöten 11 numara.
Sephora Outrageous Prisma Chrome Farlar- Metallic Taupe ve Metallic Black (10 liraydı tanesi:)

7-MAC :
Style Allık
Prolongwear Concealer
Fast Response Eye Cream
Retro Lipstick(Satin)
Fanfare Lipsticks(Cremesheen)
217 Fırça

8-Ren Tzone Balancing Day Fluid

Bu kadarcıkkk:))) Bu kadar zaman bloga yazmayıp biriktirmemin sebebi aldığım gün İnstagram'da yayınlıyor olmam. Hepsini aynı gün almadım yani:)

İnstagram bağımlısı olduğumdan an an takip etmek isterseniz eğerr... Nilesiii olarak mutluluk duyarım:)))

Yazısını istediğiniz ürün varsa önceliği ona verebilirim. Hepsi benim bebeklerimmm <3 <3 <3

Öpücüklerrr....

3 Ocak 2014 Cuma

PLAYLİST#4 Oldies But Goldies (EFSANEVİ ŞARKILAR)

Böyle bir liste yapmak uzun zamandır aklımdaydı ve sonunda yeni yılın ilk günlerine kısmet oldu:) Aslında şöyle inceden kar yağsa ve çayımı demleyip, battaniyeye sarılıp dinlesem modundayım ama... havada kar soğuğu var ve kapalı. Birazcık da olsa şartlar yerinde gibi:O Siz iyisi mi sarılın sıcacık battaniyenize ve dinleyin:)))))) Kadife sesli adamlar ve kadınlardan oluşan bir listeyle geliyoruum:)
Mor Rimel'ciğim için son playlist:)

1-Lionel Richie- Hello: DİNLEYİN.
2-Mary Hopkins- Those Were The Days: DİNLEYİN.
3-Nancy Sinatra- Bang Bang: DİNLEYİN.
Orjinal yorum: Cher- Bang Bang: DİNLEYİN.
4-Stewie Wonder- Part Time Lover:DİNLEYİN.
5-Stewie Wonder- I Just Called To Say I Love You: DİNLEYİN. :) Son zamanlarda düğünlerde sık sık çalınan şarkılar listesinde popüler:)))))
6-Stewie Wonder- Past Time Paradise: DİNLEYİN.
7-Stewie Wonder-Village Getto Land: DİNLEYİN.
8-Ray Charles- I Got A Woman: DİNLEYİN.
9-Elvis Presley- Fever: DİNLEYİN.
10- Elvis Presley-Heartbreak Hotel: DİNLEYİN.
11- Elvis Presley- It's Now Or Never: DİNLEYİN.
12-Frank Sinatra-My Way: DİNLEYİN.
13-Dean Martin, Frank Sinatra- Sway: DİNLEYİN. <3 <3 <3
14-Frank Sinatra-Killing Me Softly: DİNLEYİN.
15-Frank Sinatra- Strangers In The Night:DİNLEYİN.
16-Frank Sinatra-Yesterday: DİNLEYİN.
17-Renato Carosone-We No Speak Americano:DİNLEYİN.
Güncel Versiyonu:)) DİNLEYİN.
18-Blues Brothers-Everybody Needs Somebody To Love: DİNLEYİN.
19-The Eagles- Hotel California: DİNLEYİN.
20-Vaya Con Dios- Puerto Rico: DİNLEYİN.
21-Roy Orbison-Pretty Woman: DİNLEYİN.
22-John Lennon- Be Bop A Lula: DİNLEYİN. <3 <3
Gene Vincent-Be Bop A LuLa: DİNLEYİN.
23-Edith Piaf- Padam Padam:DİNLEYİN.
24-Edith Piaf- Non, Je Ne Regrette Rien :DİNLEYİN.
25-Edith Piaf- Je Ne Veux Pas Travailler: DİNLEYİN.
26-Edith Piaf-Ne Me Quitte Pas :DİNLEYİN.
Frank Sinatra- If You Go Away: DİNLEYİN.
27-James Brown- It's A Man's World: DİNLEYİN.
28-Louis Armstrong- La Vie En Rose: DİNLEYİN.
29-Louis Armstrong- Wonderful World: DİNLEYİN.
30-Michel Fugain- Une Belle Histoire: DİNLEYİN.
31-Bette Midler- Mambo Italiano:DİNLEYİN.
32-Gillian Hills - Zou bisou bisou:DİNLEYİN.
Sophia Loren- Zoo Bee Zoo Bee Zoo:DİNLEYİN.
33-Doris Day- Perhaps Perhaps :DİNLEYİN.
Lila Downs versiyonu için: DİNLEYİN.
34-Doris Day- Dream A Little Dream Of Me: DİNLEYİN.
35- Mina & A. Celentano: Parole: DİNLEYİN.
36- Cesaria Evora: Besame Mucho: DİNLEYİN.
37-The Beatles- Let It Be: DİNLEYİN.
38-Lou Reed- Perfect Day: DİNLEYİN.
39-Bob Dylan- Sweetheart Like You: DİNLEYİN.
40-Bob Dylan - Lay Lady Lay: DİNLEYİN.
41-Sting- Shape Of My Heart: DİNLEYİN.

BİTTİİİİ:)))))))))))) Uzun yol şarkıları oldu resmen:) Bir sürü CD alıp da ahh bişi eksik tam da burda şu şarkı olmalı dersiniz de benzer 5 tane CD almak zorunda kalırsınız ya hani... Bu açığı kapattım diye düşünüyorum. Benim içime sindi 41. şarkı da eksik kalamazdı:)

Umarım beğenirsiniz:) Yorum bırakmayı unutmayınızzz:)

mucck!


1 Ocak 2014 Çarşamba

Yeni Yıl Pastası: Bonibonlu Pasta

Mirebağğğğğğ:))))) Öncelikle herkese tüüm dileklerinin gerçek olacağı fısstık gibi bi yıl dilerim.

 Dün gece yılbaşı pastam o kadar sükse yaptı ki paylaşmadan edemedim:) Sabah kalkar kalkmaz işe giriştim. 1,5 saate hazırlıklar bitti:) Ben hazır pandispanya kullandım. Siz kendi tarifinizle yapabilirsiniz.

Malzemeler:
Dr. Oetker Wolke Kek
(ben hafif olur diye vanilyalısını kullandım. çok da güzel oldu:))) tercih meselesi)
Kreması için:
1 poşet krem şanti.
1 su bardağı süt.
200gr. çikolata. (ben yarı yarıya bitter ve sütlü çikolata karıştırdım.)

Süslemek için:
Kinder Bueno (kitkat da kullanabilirsiniz)
Bonibon.

Yapılışı: 
Wolke keki üzerinde yazdığı gibi uyguladım. Kalp şeklinde teflon kek kalıbının dibini tereyağıyla iyice yağladım. Kek hamurunu kalıba aktardım. İyice salladıktan sonra fırına verdim. 40 dk sonra çıkardım soğumaya bıraktım.
Ilınınca kalıptan çıkardım. Keskin bir bıçak yardımıyla 2 parçaya ayırdım.
İç harcı için çikolataları benmari usulü erittim. Bir yandan da kremşantiyi çırptım. Çikolatayı kremşantinin üzerine dökerek yavaş yavaş yedirdim. Rengi tamamen homojen olana kadar spatulayla karıştırdım.

Soğumuş olan kekin ilk parçasını yarım bardak soğuk sütle ıslattım. Üzerine hazırladığım kremşantinin yarısını döktüm. Üzerine 2. parçayı içi yukarı gelecek şekilde örttüm. Yine sütle ıslattıktan sonra kalan kremanın yarısını ince bir şekilde sıvadım. Buzdolabında yarım saat kadar bekletip çıkardım. Kalan kremayla tamamen sıvadıktan sonra Bueno'ları ikiye bölüp etrafına çepeçevre yerleştirdim. Üzerine bonibonları döktüm. Kalınca bir kurdeleyle bağladım. Buzdolabında 2 saat kadar beklettim.


Maalesef fotoğrafnı çok net çekemedim. Pastayı gören çıldırdı:)))))) Aklı başında bi gün tekrar yapacağım. Çok istek aldı. İçinde deli gibi çikolata olmasına rağmen hiç ağır olmadı. Kesinlikle deneyin. Biraz el oyalıyor ama değiyor.

ÖPÜCÜKSSSSSSS!