26 Haziran 2012 Salı

İYİ Kİ DOĞDUMMMM!!!!




NİL YAPMIŞ ŞARKIYI!

25 OLDUMM :O

BUNDAN SONRA SABİTLİYORUM YAŞIMI.

10 YILDA 1 DEĞİŞTİRİCEM YAŞIMI:)

ŞU OKULU 25 YAŞ SINIRLARI İÇİNDE BİTİRMEK TEK DİLEĞİM

YAŞASIN 4. SINIF YAŞASIN 25 YAŞŞŞŞ!!!!!!


İYİ Kİ DOĞDUMMMM!!!!!

İlk Hafta İzlenimleri

Sonundaaa plaza insanı oldum:) Ne demek plaza insanı? Şu demek canlarım: Genç kadınların çoğu 36 beden ama genel olarak kendilerine güveni olmayan, hep daha zayıf kalmak uğruna yemek yemeyen ve yiyenleri hayattan soğutan insan tipi:) Neyseki sayelerinde kilo veriyorum hızla. Onları gördükçe yeme isteğim geçiyor. Öğlende yemediklerini çay saatinde miniçokoprenslerle geçiştiriyorlar çay eşliğinde.. İLGİNÇ İŞTE :)
Ellerinde BBleri sanırsın dünyanın en meşgul insanı. O olmasa dünya dönmeyecek:) Sürekli bir mailleşme. Neredeyse düğmen açılmış şekerim çüss bye yazacaklar sırf mail yazmak için. Ofisimizde hiç müzik çalmaması da ilginç durumlardan tabi. Dediğim gibi ofiste çıt çıkmıyor telefon çalması hariç.

Erkekler de genel olarak benzer tipte. Hepsi öğlen yemeğinde light yoğurt yer. Gerçi bizim genel müdürümüz pek umursamıyor. Her sabah bir koca kutu kuru pasta ya da mini pizzacıklarla çıkıveriyor karşımıza:) Sağlıklı yaşam aşkına sigarayı bırakmış, jilet gibi ütülü pantolonları kırışmasın diye neredeyse hiç oturmayan insan tipleri:) Bunların da iphone 4sleri düşmez ellerinden. Ya angry birds oynuyordur ya nette geziyorlardır. İş yapar gibi görünmek için AutoCad açarlar pan la bir yakınlaştırıp bir uzaklaştırırlar tüm gün böyle :)
Hafta sonları Belgrad ormanında koşu organizasyonları yapar, bir yandan aklı mangalda da olsa tatile göbekli gideceğime mangalı unuturum daha iyiciler:)

Genel diyaloglardan derleme:
*Ay çok kilo aldım, ofiste sürekli oturuyoruz,
*Haftasonu çok yedim yattım sürekli yoruluyorum sonra acısı tartıda çıkıyor,
*Bu gece tekneyle çıkıyoruz +1in var mı tek misin?
*Organik beslenmek lazım şekerim bu yediklerimizin hepsi çöp kanser olucaz billa.. Ayvalık'a yerleşicem sonunda...
*X beyyy hani bizim yeşil çaylarımız detoksumuz yarım kaldı
*Yarın kurul toplantısı var y bey ben anlamam o belgeler en geç saat 15.00te masamda olacak o kadar.
*Şantiyede isyan varmış buna ne diyorsunuz?
*Ayy şuna bak 2. tabağını alıyor:o neresine yiyecekse:)

*+P Hadi çıkalım artık buradan yemek koktum.
-Yaa biraz daha salata alsana kendine daha yeni geldi
+Kızım adama göz koydun diye kilo alamıycam artık. Ben gidiyorum sen de oyalanma anliycak
-Bigün hepinize rağmen koluma takıp geleceğim buraya yemek yemeye.
-Hayale bak şirket yemekhanesinde aşkk
+Bu işler böyle başlar kuzum.

*+z bey göbek yapmışız
-evlilik yaradı
+eşiniz yerine siz doğuracaksınız herhalde çocuğu?
-yıhyıhyıh:)

İşte ilk haftamın özeti:)

Sen naptın derseniz eğer...

İlk gün gariban stajyer oyuncak misali her gelene gösterilir. Yemekhane ve her kattaki güvenlik görevlileri dahil. Telefonlara bakması söylenir amma velakin ofisin yarısından fazlası genelde ofiste olmadığından gelen telefonlar havada kalır. Her dk da kime bağliym diye bağıramayacağımdan yarın arayın diyip geçiştirdim:)
Bir yerden sonra kal geldi kulaklığı takıp soyutlandım.  İK geldi haliyle:
 "Boş kaldığında elefonlara bakmanı söylemiştim sanırım. Yetişemiyoruz her birine haliyle. Yardımcı olmanı bekliyoruz."
"Kimseyi tanımadığım için telefon yönlendiremiyorum sayın İK:)
"Bana sormayı deneseydin.
"Ofiste çıt çıkmadığından her saniye soramıyorum haliyle "
"Peki. o zaman insanlara sana iş vermelerini söyleyebilirsin. Bunu senden bekleriz." dedi ve gitti:)
"?!?"

Neyseki öğleden sonraki şantiye gezisi hayat kurtarıcıydı da ilk günü atlattım.
Diğer günler daha iyi geçti alıştıkça. Kendi işimden ziyade muhasebenin yapması gereken dosya evrak fotokopi işleri yığıldı başıma. İKde kendini pek bir şey sanıp emir üstüne emir yağdırdı sağolsun.
4. gün akşamında genel müdürümüz olaya el koydu:
-İK Stajyerin işi mi bunlar?
+Kendi talep etti V bey
-Peki o bunları yaparken siz ne iş yaptınız?
-!!!!!!!!!!!!!
 b: yıhyıhyıhyıhyıh:))))))

-Nilesi bir daha boş kaldığında bana gel ben vereceğim sana yapman gereken işleri. Kimsenin angaryalarını yapmak zorunda değilsin. İstersen çıkabilirsin.
+Vbey şu iş az kaldı bitirip öyle çıkarım.
-Sen bilirsin. Sabah odama uğra toplantı yapalım seninle iş çizelgeni oluşturalım.
-Peki Vbey. İyi akşamlar:)

Böylecee ilk haftanın sonunda İK'e HADDİNİ BİLDİREN BİRİ ÇIKTI VEE CUMA GÜNÜNÜ GAYET SORUNSUZ VE EĞLENCELİ İŞ YAPARAK BİTİRDİM:)))))

Yarın doğum günüm. Bakalım herkesin doğum günlerini düzenleyen sevgili İK benim için de bir sürpriz düşünmüş mü acaba:))))))) Onu da 2 gün sonra yazarım malum  yarın ZAZ konserim varrrr:))))))

öptüm canlarım:)

17 Haziran 2012 Pazar

Staja Başlamadan...

...son yazım. Yarın sabah itibarıyla 3ay boyunca iş hayatına dalış yapıyorum:) Şirkettekiler plaza insanları malum. Plazaların göbeğinde kilo ve güzellik takıntılı insanlarla 3 ay geçireceğim. İçim daraldı şimdiden. Umarım boş kendini beğenmişlerden olmazlar.

Malum pazartesi iş başı. 3 gündür pazartesi sendromu yaşıyorum. Sonum hayrolsun:) Olabildiğince sevimli insanlar bulmayı umuyorum karşımda. Pek ilgisizler ama. Kılık kıyafet yönetmeliği göndereceklerdi bana güya. Servis güzergah listesi ekte olacaktı ama hiçbiri yok:/ Staj onay kağıdım okuldan gönderilmedi çünkü. İnşallah ne geldin deyip yollamazlar. Okulumun prensiplerine sokayım. 1 hafta önce gönderilecek kağıdı başladığım gün göndereceklermiş. Yemedi tabi bende aramadım şirtketi:p Allaha emanet gidiyoruz bir alamete:p Şans dileyin bana!

Bu arada mimlenmişim deeptone tarafından. Bu da ilk mimim. Mevzu takıntı olunca pek üstüme tanımam hani.

Mesela...

Üstümde en ufak bir leke varsa hayatta boşveremem. Su damlası bile olsa.
Mutfakta iş yaparken biri olursa gidene kadar hiçbir şey yapmadan beklerim.
Siyahla lacivert giymem.
Bir sürdüğüm ojeyi 1ay boyunca sürmem.
Canım sıkıldığında tırnağıma takarım. önce ojesini soyarım sonra da tırnağı yolarım.
Düdük makarnayı asla yemem.
Ev haricinde asla spagetti yemem.
Salatanın içinde soğan sarımsak varsa asla yemem.
Kereviz ve yağda soğan kavrulurken kokularına hiç dayanamam. evden dışarı atarım kendimi.
Çekirdekli üzüm yemem.
Eşyanın yamuk durmasına değil duvarların yamuk olmasına tahammül edemem.
Rıhtsız merdivene yalnız başıma çıkamam.
Durduğum/ tutunduğum yer sallanıyorsa ya da güven vermiyorsa derhal iner uzaklaşırım.
Her sınava girmeden çok heyecanır strese girer öğürürüm.
Telefonda tanımadığım biriyle görüşeceksem kekelememek için kafamda olası senaryoları kurar canlandırır öyle ararım.
Herhangi bir şeyi ilk defa yapıyorsam cesaret edene kadar 100 defa vazgeçerim. 1 kere yaptıktan sonra arsızlaşırım: okulu kırmak, parasailing yapmak, yalnız uçağa binmek vs.
Saçlarım tam dışarı çıkacakken şekil almadıysa ya da kıyafetimi son dk beğenmediysem hevesim kaçar. Dışarı çıkmam her şeyi iptal edebilirim. Doğum günümü bile.
Bir kitabı 1 defa okumakla yetinmem. Enaz 5defa okumadan kütüphaneme koymam.
Odam dağınıktır ama neyi nereye koyduğumu bilirim. Dağınık diye düzeltmeye kalktıklarında aradığımı bulamazsam ilk halinden beter dağıtır öyle bırakırım.
Her türlü kırtasiye malzemesine takıntılıyım. Bir defteri ya da kalemi beğenirsem her renginden alırım.
Çizgili defter kullanamam. İlla çizgisiz olacak.
Dolmakalemlere saplantılıyım.

Bugünlük bu kadar.:))Daha fazlası için şuradan devam ediniz...  

Yarın ilk gün maceramla karşınızdayım:))))

13 Haziran 2012 Çarşamba

GECENİN ŞARKISI...


SADECE SENİN OLMAK...


sevilesi.. tapılası şarkı...
bana ilk söyleyeni özledim...
yağmurlu geceyi...

YAVUZ ÇETİN...HUZUR İÇİNDE UYU!



12 Haziran 2012 Salı

700

WUHUUUU:)))) 700. TIKIMI ALMIŞIM AZ ÖNCE :) YAN YANA ÇİFT SIFIR GÖRMEYİ SEVİYORUM GALİBA:) MUTLU OLDUMMM:) TIKLAYANLAR SAĞOLSUN VAROLSUNLARR:))))) ÖPÜCÜKLER ÖPÜCÜKLERR TIK'INIZI EKSİK ETMEYİN EMİ:P

10 Haziran 2012 Pazar

Kafa Rahat

Finaller bitti açıklandı derkem yoğun maraton sona erdi. Doyasıya uyudum uyandım derkenn bloguma zaman ayırayım, bol bol yazayım hissiyatıyla doldum taştım:) Malum final haftamda günde 3 yazı yazdığım günler oldu. Bu aralar boş bomboş...Neşem yerinde ama sonuçlara canım sıkıldı:/ Haksızlıklar malum.. İtiraz dilekçesi versem sonuç alınmayacak vs.Uğraşsam uğraşmasam derken çelişkiler içindeyim. Haftaya staj başlayacak. Hadi çekidüzen vereyim kendime buna da saçlarımdan başliym dedim sonuç facia oldu:/ Kaş yapayım derken göz çıkarmak da aynen böyle bir şey herhalde.

Uzasın diye bitmek bilmeyen çırpınışlarr:)))))

8 Haziran 2012 Cuma

GECENİN ŞARKISI



SEVİLESİİİ HER TÜRLÜ:))))) Deprem gerginliğini alır sinirleri yatıştırır mutlu eder:)))


4 Haziran 2012 Pazartesi

Uyumak ya da uyumamak



uykuya direnmek için çabalasam da boş... Nemli pis hava eve çöktü resmen....Yağmur yağsa da kurtulsak cidden  çekilir eziyet değill!! Ben uykuya yeniliyorum :( Pes ettim... zzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz

Malta Hatırası: AFTER EİGHT MİLKSHAKE

Bilen bilir AFTER EİGHT naneli çikolataların kralıdır. Hava yazsa alırsın 1 paketi deepfreeze de yaklaşık 20 dk bıraktıktan sonra ağzına atar çiğnemeden beklersin. yavaşça ısınır o mentollü çikolata tadı boğazına yayılır. Ağızda yumuşacık bitterin tadı kalır.
"Malta ile ne alakası var artık her yerde var şaşkın diyenler"... Malta Paceville'deki Barcelona Cafe milkshake in her türlüsünü mükemmelen yapar. Baileys&chocolate, strawberry, after8 mikshake en favorilerim oldu. Bugün de kendi tarifimi vereceğim:)

Diğer taraftan her markette hazır olarak satılan Snickers cake taptırır:) Tabağa konduktan 3 dk sonra yenmezse de arkasında sulu çikolata ve üstünde yüzen karamel parçaları ve fıstıklarıyla sos kıvamını alır:) Zaten 3dkyı geçmez bitirmek:)
Konumuzla alakası yok ama hafızamda fazlasıyla yer yetmiş bir lezzet kendisi:) En kısa zamanda CANGAyla deneyeceğim onu da :p Gerçi yaz günü öldürür muhtemelen:)
Fotoğrafı da sağda efenim:)

Gelelim Milkshake tarifimizee:)
After8 Milkshake 
Malzemeler: (2 kişilik)
1/2 litreden biraz az süt
2 top vanilyalı dondurma
1top naneli dondurma
20 tane after8
1ölçü nane likörü (isteğe bağlı. koymayanlar 1top naneli dondurma eklesin.)
1ölçü Bailey's Irish Cream
8tane buz

Blenderdan hepsini 2dk boyunca çekip bardaklara boşaltın. Nane yaprakları ve after 8 parçalarıyla servis edin:))))

AFİYET OLSUNNN!!!!!

PS. Fotoğraflar alıntıdır. Hala bir fotoğraf makinem yok :( Deneyenler fotoğrafını çekip gönderirse bloguma zevkle eklerim:)

3 Haziran 2012 Pazar

FİNAL DÖNEMİ ZİRZOPİSİ

Şu an arkada bahçede basket oynayan ve cırcır cırlayan çocukların kafalarını "Barbieler'iminki" gibi koparmak istiyorumm!!!!! Yok mu bunların ödevi sınavı ya:((((((Benim yarına teslim etmem gereken koca bir projem dururken:( Top sekme gürültüsü olsa keşke. Bir tanesi resmen olanca ergenliğin verdiği boğuk sesiyle maç anlatıyor bide. Hadi çaksam azıcık basketboldan ahkam kesip: "gidin yaz okulunda oynayın diğer ergen sürülerine katılın" diyeceğim ama. Çakmıyorum zerre kadar. Lanettt! 

Son yakaladıklarım....
-"semih semih azcık kıçını kaldırsana 
+ahh bee gökhan  gökhan emire pas attı savunmanın blokuyla karşılaştı.
- ...
+pas pas ooo yea meeğğnn
-gitme gitme canım gel buraya.
x gökten top geldi.
+semih sen nasıl bir insansın ya ahuhahuhah:)
x olmm bizim top buu..."


Durum bundan ibaret... daral daral daral daral.... zaten asabiyim. Bir an önce 7 si olsa. Kurtulsam.....

2 Haziran 2012 Cumartesi

Olaylı Gün....

Bugünden umudumu fazla kesmesem daha iyi sanırım:) Sayfam tam 555 kez tıklanmış 1.5ayda.  5 benim uğurlu rakamım. 3tanesini de yan yana görünce çok mutlu oldum:) Hadi bugüne bi şans daha vereyim... boş bir gün muamelesi yapıp tamamen unutmadan....

Efendim günüm iyi dinlenmiş olarak başladı ancak uyanır uyanmaz ruh halim gerim gerim gergin  moda zınk! diye serbest düşüşe geçti. Malum meşhur teslimi bugün yaptım. kazasız belasız diyemeyeceğim. Ozalitçi adı altındaki dünyanın en sevimsiz yerinde canımdan bezdim bugün. Sinirlendim, umutsuzluğa düştüm, çaresiz hissettim, yeri geldi yalvardım, isyan ettim, sinirlerim bozuldu oturdum yere ağladım!!!! Evet hüngür hüngür hem de... kimseyi umursamadan. çaresizce...

Her teslimde başıma gelen aksilikler zayıf karakterli birini intiharın eşiğine sürüklerdi herhalde. Birinde laptopum 1hafta öncesi resmen çöktü. Yedekli de değildi. arkadaşa kontrol etsin diye atmamış olsaydım mahvolduğumun resmiydi:) Buna rağmen 4günlük kaybım oldu DDyle geçtim 5 kredilik dersi:( Evlat acısı gibi oturmuştu içime. Birinde autocad denen ömür törpüsüne itinayla çizilmiş planları çıktı almak için gittiğim ozalitçide aynı boyda olması gereken çıktılarımın her biri farklı boyutta ve antetsizdi!!!!! Ozalitçi azizliğine uğramak aynen buydu! O halde teslim ettim ve haliyle kaldım. 1 yıl sonra bu gün aynı ayıoğlu ayı antet çizmesini rica ettiğimde abuk subuk artistlendi ve yapması gerekenleri bile özensiz çıkardı. Kenarları kesen amca bile şoka girdi: "kim yaptı bunu? "diye!!!?!! Sinirden ağladım o an işte. Teslime 1 saatten az kalmış ve ben sanki başıma gelecekleri bilmiş gibi evden 2 saat öncesinden çıkmıştım. O an arkadaşım imdadıma yetişti ve 10 paftayı baştan düzenledik.Tam olarak istediğim gibi olmadı maalesef ama idare eder umuduyla götürdüm teslim ettim. Tam çıkarken hocamın patlattığı soru beni bitirdi zaten :" Sen kaç kilo aldın birdenbire böyle? dikkat et kızım kendine. salma kendini." Şok şok şok:((((((Ttamam kilo aldım. Farkındayım. Bu kadar gözle görülür bir fark yarattığının farkında değildim:((((((( En acilinden diyetisyene gitmek, spora başlamak ve bu sefer gerçekten hedeflediğim 56kiloya ulaşana kadar bırakmak yok. Önce şu finaller bi bitsin.
Hipoglisemik çıkmıştım en son.İnşallah insülin direncine varmamıştır da ilaç kullanmak zorunda kalmam:/

Şeker bağımlılığı cidden felaket bir şey:/ Kendi sonumu hazırlıyorum galiba gırtlak mevzuu yüzünden. Çok değil ama gereksiz ne kadar abur cubur varsa yiyorum. Son gözdem "canga" denilen mucizeydi. Bi daha rüyamda anca görürüm sanırım.

Gazam mübarek olsun dostlar.. desteğinizi esirgemeyin:D CİDDEN İHTİYACIM VARRRRR!!!!!!

Vee bugünün son olayı :ERASMUS!!!!! Cidden kabak tadı verdi bu mevzu. gitgide de arapsaçına dönmekte. son olarak Almanya ile yazışmanın cevabı geldi. Erasmus öğrencilerine ingilizce yardımcı oluyormuş hocalar ödev konusunda. Ama almanca bilmem rahatım ve yaşam kolaylığım açısından şartmış. Mecburen 1 ders zorunlu Almanca olacakmış. Gayet makul değil mi?????? Ama 2 ay önce bu cevabı almış olsaydımmmmmmm! Şu anda ben vazgeçmeye kendimi ikna etmiş ve devam ettiğim kursu nasılsa gitme mevzuu askıda diye bırakmışken!!!!!!! Bu gelişmeyi öğrenmem ise tamamen tesadüf. Son kararımı Bölüm Başkanıma bildirmek için odasına uğradığımda söyledi tüm bunları. Ne diyeceğimi şaşırdım. Alt üst oldum:/ İçimde zerre kıpırtı yok.Aksine kuşku var. HUZURSUZUM!!!!!!!! Neye karar vereceğimi bilmiyorum..

DENGEM ŞAŞTIIII!!!!!!! İMDAAATTT!