10 Şubat 2014 Pazartesi

KOZMETİK 38# L'OREAL COLOR İNFAİLLABLE FAR- 13 BURNİNG BLACK

Merhabaaa... Yine bir far yazısıyla karşınızdayım. Bu far grubunun bloglarda övgülüyle bahsedildiğini görünce indirimsiz bir zamanda rengine bayılarak aldım. Uzun bir süre çekmece nöbetçisi olmak zorunda kaldı maalesef. Çünkü hem çok koyu bir mor- ki mor renk far süren biri değilim-, pırıltılı-ki gündüz çok ağır kaçacağını düşünmüştüm-, sahip olduğum en koyu renkli far vs. vs. gibi sebepler...

Kullanmaya başladığımdan beri elimden düşmüyor. Özellikle altın rengiyle uyumu mükemmel. Göz pınarına ve kirpik dibine altın rengi far ya da kalem çekince muhteşem duruyor hem de o kopkoyuluk biraz hafifliyor. Sim sim durmamasına ise bayılıyorum.

Mars'tan gelen kadın blogunun sahibi Ceren'in bir göz makyajında kullandığını görüp çok beğendim ve aklıma koydum. Cesaret edip sürecektim. Bu kadar tereddütün sebebi makyaj konusunda acemiyim ve gerçekten istikrarsızım:))))) Bir gün iyi yaptığımı başka gün beceremeyebiliyorum. Neyse gelelim benim izlenimlerime:
- Hem toz far gibi göz altlarına dökülme yapmıyor, hem de göz kapağına sürdüğünüz anda toz fara dönüşüyor. İlginç bir yapısı var.
-Farın yoğunluğu kesinlikle kat kat ayarlanabilir. Pigmentasyonu ve kalıcılığı iyi.
-Tek farla dumanlı göz makyajı yapmak mümkün.
-Farklı ışıklarda farklı tonlara bürünebiliyor. Bende mordan ziyade kahve tonu gibi durduğunu söylediler.
-Kapağın içindeki koruma zımbırtısını atmamanızı öneririm. Sıkıştırılmış toz ürün olduğundan azaldıkça dağılmalar olacaktır.
-Bazla da bazsız da çok kalıcı. Topaklanma yapmıyor.
-Dağıtması ve sürmesi kolay.

Kısaca bu ürün beni epey şaşırttı. Kışın sonuna kadar bolca kullanacağım gibi görünüyor. Farklı renklerinden de edineceğim. Smokey makyaj seviyorsanız bayılacaksınız;)

Mutlu günleerrrr:))))))

1 Şubat 2014 Cumartesi

GECENİN ŞARKISI


Günlerdir moralsizim falan ya. Noktası da bugün kondu. Ben çok üzgünüm ama ağlamıyorum artık.
Çok yıprandım. Hem konuşmaya her fırsatta bahane aramaktan, hem her seferinde geri tepmekten.
Daha da söyleyecek şey çok ama artık susma zamanı geldi. Ne dersem diyeyim o çok kızgın.
Ben de kızgınım. Suçlamamaya çalışsam da alttan alta sıkıştırıyorum.
Biraz sakin düşününce en çok umursamazlığına kızıyormuşum onu farkettim. Üstelik bunun için bencilce onu suçladım hep. En son dediklerine kükrediğimde "Beni yanıltmadın, tepkini ölçüyordum" dediğinde çok geçti.
Umursamadığı da yok aslında. Kendi kuruntum.
Üzülmemek için kendini koruyor... O DA HAKLI.
Herkesin kırgınlığı kendine göre.
Ben onca kızgınlığa rağmen iyi bi insan olduğunu söylüyorum. Kötülemicem de.
En çok bazı zamanlardaki çocukça saflığını, bozulmamışlığını severdim. Fazla sevmişim.
Hak etmiyormuşum demek ki.
Dost kaybetmek çok acı. Hiç kolay bulunmuyor çünkü.

Siz siz olun birinin kalbini kıracaksanız onu hayatınızın geri kalanında isteyip istemediğinizi iyi düşünerek yapın. Düşüncesizce hareket etmeyin. Sonra düzelecek diye umutlanırsınız elinizde patlar.

Gecenin şarkısı kalbini kırdığım herkese gelsin: GEL BARIŞALIM ARTIK!
Sertab'ın kadife sesinden dinlemek bambaşka bir tad.

Paylaştığım şeylerden hiç pişman değilim. Aksine özlicem.
Panikten elim ayağıma dolaştığı anlarda hep destek oldu. Çok teşekkürler her şey için.

Başarın daim olsun. Hep mutlu ol.
Hoşçakal.