28 Eylül 2012 Cuma

DÖNÜŞ YOLU

Ortalama 1 haftalık gezinin bitişini kutluyorumm:)))) Evimi özledim yau:( Nasıl geçtiğine dair özet geçersek sıkılmaya vakit bulamadım resmen:) Şu 6ayda yemediğim kadar çukulatayı 1haftada höşürdettim. Patatese doydum diyebilirim:) Üzüm suyu çıkarmanın ne zahmetli iş olduğunu gördüm vee bundan sonra önüme konan bardağı öğğğ ığğğğ demeden kafama dikmeye söz verdim.
2günüm Çarşamba'da geçti zaten. Şeker Fabrikası'nın lojmanlarında kaldım. Hasret giderdik bolbol. Erzurum ritüellerini yerine getirdik aile boyu:) Civil peyniri ve semaver çayının eşsizz tadına vardım:) Bol bol fındık yedik taze taze. Yeşilliklere serilip piknik yaptık. Pek keyifli geçti bu sefer.

Faakattt ila aksilik çıkmadan olmaz. Köyde sinyal pek çekmediği için Iphone azizliğine uğradım. Otomasyon açılır açılmaz dersleri seçmeme rağmen sistem Kaydet komutunu algılamamış. Böylece ben 15 dk sonra takip tuşuna bastığımda hiç ders seçilmemiş olduğunu görünce sinir krizi geçirdim. Tabii ki bizim çekirge sürüsü bana hiç ders bırakmamış doğru düzgün. Pazartesiden cumaya kaç gün geçti topu topu 5 ders seçicektim zaten 3tanesini onaylatabildim:((((( Diğer 2si hala belirsiz:(
EDİT: 2belirsiz dersim vardı ya hani...1ini bırakacaktım kontenjan bekliyordum. 2si birden onaylanmış. Sabah dersim hiç yok ya şaka gibiii!!!!!!!!İşin yoksa pazartesi git yalvar yakar 2tanesini bırak yerine ders al. O da şansım yaver giderse! Offfffffffffffffffffffffffffffff!!!!!!
Arada bi ders düşüyormuş ama ben hiç rastlamadım.Bakalım nolcak. Okulla ilgili tek iyi şey; açılışın 1hafta geciklmesi. Pek mutluyum bu konuda.

İşte tatilimin özetinin özeti:)))))) Okumak için getirdiğim Göçebe'ye gelince.... daha dün gece başlayabildim. Sadece 3 sayfa okudum. Pek bi fikrim oluşmadı dolayısıyla :))))) Bitince yazarım sözzz:) Daha size Gece Evi serisinden bashsedicem:) 8. kitabı da bitirdim. 9. dan sonra biraz beklemek lazım galiba. 12kitap olduğunu sanıyorum.

Neyyseeee:) Herkese şimdiden iyi haftasonları dilerim. Ben de 1saate kadar yollara düşmüş olacağım. Akşama ŞEHRİMDEYİMM!

21 Eylül 2012 Cuma

Yıllık olağan memleket gezmesi

Bundan tam 10yıl önce dedemin İstanbul'dan kalkıp taa Samsun'a ev yaptırmasıyla başlayan serüven sonucu yılda 3defa gidilen bir evimiz var köyümüzde:) bu evin varlığı Anneannemin her yıl gitme vaktine yakın zamanlarda hortlayan tansiyon ve panik atak probleminin de başlangıcıdır aynı zamanda:) Hiççç ama hiççç sevmez köyü de yaşantısını da. Napsın kadın Erzurum şehir merkezinde doğmuş, arkadaşlarından okula giden yokken doğru düzgün kız enstitüsüne gitmiş öğretmen çıkmış. Mesleğini yapmamış amaa... o sıralarda askerliğini yapan yakışıklı dedemin aşkıyla evlenmiş, Karadeniz'de ne kadar köy varsa boydan boya gezmişler hizmet aşkıyla. İstanbul'da olduğu 5ayda Eminönü, Fatih, Beyoğlu, Kadıköy, Ortaköy demez gezer gezer gezer... özgür kadın:) Klakson sesine, trafiğe, kalabalık görmeye hasret kaldım der:) Tam bir İstanbul aşığı olmasının yanında şehir insanı. Çook da yetenekli yemek konusunda. Döktürmüştür yine miss gibi yemeklerindeen:)

Ben biricik anneannemi o kadaarr çook özledim ki ders seçmelermişş, kayıt yenilemeymiş pehhhh diyerek bu gece yollara düşücem:) internet yokluğunda bari Dexter'ın 5sezonunu izliym bari:) sıkıntıdan patlamamak için Stephen Mayer'in Göçebe adlı kitabını aldım. Dönüşte hem fotoğraf koyarım hem de kitabı yorumlarım:)

ÖZLEYİN BENİİİİ:))))

19 Eylül 2012 Çarşamba

ERASMUS NOTLARI: ELVEDAA Alamanyaa!

Benim meşhurrr Erasmusum tekrar hortlayıp gündemin tepesine oturdu.
Benim ilgisiz ötesi okulumun güzide hocaları nasıl olduysa beni göndermek için seferber oldular... O kadar üzüntü kaçtı stresi derken şu an hala bir umut var.. Şöyleki; nasıl olduysa 4. sınıfın 2. dönemi de öğrenci değişimi yapılıyormuş.
Mimarlık bölümlerini bilen bilir 8. yarıyıl dedin mi akan sular durur... Diploma Projesi adı verilen bir ömür tüketici evreye girilir. Bu evre planlama, raporlama ve sunum olarak 3 bölümde incelenir. Hele maket kısmı var ki ben ona hiç girmiyorum. Genelde çoğu öğrenci maketçilere "PROJEYİ" 1AY önceden verip yalvar yakar, bin türlü pazarlıkla hazır yaptırır. Mantık çok basit: çizimleri yetiştirdim de maketi kaldı...Pehpehpeh... "Parasıyla değil mi arkadaş;/" deyip bu yükü omzundan atmanın gazıyla uykusuz 1ay geçer gider...
Sunum aşaması apayrı bir organizasyon efendim. Bi kere en azzz 20 kişilik bir jüri oluşturulur. Buna okulun gelmiş geçmiş tüm bölüm hocalarının yanı sıra misafir hoca çağrıldığı da olur. Ayaklı askılara ya da müsait bir duvara 20en başlayıp sayısı 35lere varan paftalar çarşaf  çarşaf asılmak suretiyle hain jürinin karşısına geçilir.

Uykusuz gecelerin göz altlarındaki kaçınılmaz etkisi doğal gotik mor halkaları kapatacak bir kapatıcınız varsa büyük ihtimal Bülent Ersoy'un günlük haline benzemeniz kaçınılmaz olacaktır:p Üstünüzde, bayansanız, döpiyes ve ağırbaşlı orta ökçeli bir ayakkabı ile kıvrana kıvrana haziran ayının en sıcak günlerinden birinde sunuma başlarsınız. 2 ihtimal var: projeniz boktan ama jüri süründürecek... projeniz ortalama jüri süründürecek:)Şanslıysanız boktan projeniz varsa 1 2 aşağılamayla 15 dkda kaldığınız belli olur:) Yok bedeviliğin dibine vurduysanız 45 dk boyunca bölüm başkanınız tarafından aşağılanacaksınız. Proje iyi kesin geçer diye bakılsa bile 45 dk süründürmeden bırakmazlar efem.

Bi defa astığınız pafta sayısı 50 olsa bile hangisini ne sırayla astığınızı bileceksiniz. Adam kalkar, sana en uzak paftadaki mikroskopik bir hatayı görüp, uluorta "Bu ne rezalett!!diye sorarsa apışıp kalma lüksü yok. Bu olay  sen sunumuna başladığının 5. dakikası da olabilir, 28.dakikası da. Hangi ana denk gelirse gelsin sen o paftayı anlatmaya başlamış olmayacaksın yüksek ihtimalle:)Alakasız bişiden bahsederken gelebilecek her soruyu isterik olmayan bir ses tonuyla savuşturmalısınız. Sakinlik ve içsel dinginliğin %100 olduğu rolünü iyi oynarsanız canları sıkılır salarlar zaten. Proje ortanın altında bile olsa geçme ihtimaliniz olur:) Tecrübeyle sabittir.

Ha,  "bunu niye anlattın bize ne?" diyen bi kıl kesin çıkacaktır:) Ben taaa Alamanyalar'a gidip tek başıma, hiç bi hocayı tanımadan bu jüri ve en korkutucusu maket olayına dalarsam kesin kafayı yerim. Dönem projelerimde bile teslim haftasına 1ay kala çıldırıp ağladığım çok olmuştur.Oralarda tek başıma düşünemedim kendimi:/ Erasmusluyum diye bitirme projemde çook zor bir Alman hocanın insaflı davranması. Büyük risk. Ben gezmeye diye gitsem, okula haftada 2 uğrasam dandik bişe çıkarsam, şansım da yaver gitti oldu da fena olmayan notla geçsem bile iş ararken sorarlar adamaaa: "Göster bakiim portfolyonu" diye. Ben o dandirik projeyle iş miş bulamam herhalde:p

Ülkem, canım ülkem, dilini bildiğim, 4yıl yüzüne baktığım, tanıdığım, bildiğim hocalarıma sunum yapmak nerdeee Almanlara sunum yapmak nerde.... Ben artık yaşını başını almış bi insan olarak,mezuniyet yaşım bi aksilik çıkmazsa 26!!!!, Erasmus serüvenim başlamadan noktayı koymuş bulunuyorum!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! Belki korkakça davrandım hayatımın bu kritik kararında ama daha çok şans yaratabileceğimi düşünüyorum(MBA vs). Çok olumsuzsun diyenlere de şöyle bir cevabım var; plansız programsız hareket etmenin ikilemini yaşıyorum ve cezamı kendimi kazandığım haktan mahrum bırakarak veriyorum. Çok zor oldu bu kararı vermek. Çok ağladım ama sonunda doğru kararı verdim sanıyorum. Lisanstan yeterinde bezdim ve artık iyi bir SONu hakettiğimi düşünüyorum. Yarım bırakılan ilk tecrübenin ardından, yeni hayatıma gölge düşürüp nefret etmek istemedim kendimden.
Hani tezim olsaydı otursam makale tarasam keşke:p  Daha kolay herhalde...Sonum hayrolsun....

SON SÖZ:
Eğer etrafınızda ERASMUS yapmayı düşünen varsa bir tavsiye; enine boyuna düşünmeden bu işe kalkışmasın. Oldu da kazandı, hesabına trinkkk hibesi de peşin yatıyor olsa bile(mükemmel ERASMUS şartlarnda) kalma riski her zaman var. Dönem değil yıl bile uzayabiliyor.Bunu göze almadan gitmesin. Bazıları kuzenim gibi şanslı olur, ERASMUS'tan not ortalaması 30puan artarak da dönebilir. Yapacak olanlara başarılar dilerim...ufakta olsa içimde kalmışlığın hzımsızlığını yaşıyorum şimdilik:((((( GEÇECEKKK İNŞALLAHHH!


13 Eylül 2012 Perşembe

YAZ GÜLÜ



















Kendisi bayıldığım mezelerden. Bozcaada hatırası malumm:)) Çook pratik ama lezzetli. Kurudomates sevenlere duyrulurr:))
Fotoğraftaki de 5dk önce yapılmış hali:)
Buyrun malzemelerrrr;

10-15 tane kurutulmuş domates(eğer zeytinyağlı salamuranız yoksa 1gece evvelden sıcak suya koyun ki yumuşasın)
Salamura iri yeşil zeytin
Küp şeklinde doğranmış keçi peyniri
İri doğranmış ceviz
İri doğranmış kuru kayısı ya da  kuru incir
Çok tatlı olmayan iri taneli üzüm(ben çekirdekli siyah üzüm kullandım ama hafif ekşimsi beyaz da olur)
Hakiki zeytinyağı
veeee NAR EKŞİSİİİİ!
isteğe bağlı olarak da kekik...

Bütün malzemeleri büyükçe bir kapta karıştırıp zeytinyağında 1saat kadar bekletin. Servis sırasında üzerine bolca nar ekşisi ve ceviz kırığı serpip servis edin. Hem şaraba hem rakıya çook yakışıyor:)

9 Eylül 2012 Pazar

Tatil Dönüşü

1aylık aradan sonra burdayım:))) Ne mi oldu? Çifte stajım bitti. Sonunda ben de tatil yapabildim...sezonun son demlerinde. Rotamız Bozcaada idi.. Kalbimi  bırakıp döndüm :( en son 7yıl önce gittiğimde tekrar tekrar gelip daha uzun kalmayı, hatta yerleşmeyi dilemiştim. Umarım bigün orada bi evim olur... Feribottan iner inmez tertemiz bir hava ve miss gibi deniz kokusu sardı. Kokladım; ilk tepkim, "evim gibi" oldu. En son 1 ay kadar önce demiştim ya hani kafa dinlemeye tazelenmeye ihtiyacım var diye. İşte kafa dinlemenin hasını yaptım. Tazelendim, her şeyi arkamda bıraktım döndüm. Topu topu 1 haftaydı bana yetmedi ama olsun. Unutulmaz bi tatildi.

Nerden başlasam anlatmaya...en ilginciyle başliym...adada ilk gecemizde yemeğimizi yedik erkenden uyuduk. Tuhaf bi rüya gördüm. Hiç bi detayı anımsamasam da sadece tek bir isim ve yüz aklıma kazındı. SEZGİN..kıvırcık saçlı bembeyaz dişli çok güzel gülümseyen çakır gözlü biri... Kimdi, rolü neydi rüyamda hatırlamıyorum.  Ama uyandığımda AKLIMA KAZINMIŞTI...derken 4. gecede buldum onu. Adı cidden Sezgin ve aynen rüyamdaki gibi. O gün değil de ertesi gün o olduğunu anladığımda iş işten geçmişti. Ortalıkta görünmeyince soruşturdum Sez adadan ayrılmış, İstanbul'daymış. Yapacak bişi yok şu saatten sonra. Keşke erken farketseymişim:( Tuhaf bi anı olarak kalacak:/

Deniz çivi gibiydi adeta. Parmağının ucunu değdirdiğin an sıçrıyorsun ama o kadar berrak bir deniz ben ömrümde görmedim. İnatla ilerlediğinde alışıyorsun ama durursan yandın:p Ya atlayacaksın tamamen ya da geri çıkacaksın:p Artık hiç bi denize güzel diyemem sanırım. Selimiye koyu/Marmaris hariç.

Adanın sokakları şarap kokuyor yau. Mest olduk kaldık. Favorim Çamlıbağ 2010 Vasilaki. Herkese ısrarla tavsiye ederim. Karalahna şarabı fazla aromatik. Talay Karasakızdı galiba rose şarabı ekşi ve ağır. Sadece peynirle gidiyor. Talay'dan 3 şişe şarap aldık ama isimlerini hatırlamıyorum. Tadlarına baktıkça yazarım:)

Rum mezelerine bittimm tek kelimeyle. Şarapla gitmiyorlar ama ille rakı ille rakı:))) 3 gece şarap içtiysek 4gecede rakı içtik:) Mezelerin tartışmasız 1 numarası Vahit'in Yeri'nde yediklerimdi. Tertemiz ve çook leziz.Herşey güzel amaaa....Çirozu denemeden dönmeyin pişman olursunuz. Asma yaprağında sardalya ana yemekti. Deneyin... En güzelini en sona sakladım... ASMALI MEYHANE. Hem personeli 10 numara hem yemekeri. Orfoz, tarçınlı kabak çiçeği dolma, akla zarar, yazgülü, erik ekşili enginar veeee midye dolması 10 numara! Bide acılı cevizli bişi vardı adını unuttum. Nar ekşisiyle bir gider aklınız şaşşsın. Ara sıcak karides cızlaması:)))) 1büyük gider.... üstüne de sardalya ızgara söylediniz mi daha nolsun. Tatlı olarak peynir helvası üstüne yaban incirli dondurma <3

Saydığım mezelerden bir kaçını evde deneyip tarifini mutlaka yazıcam.
Ama yaban incirli dondurmayı nerden bulurum orası meçhul://// Denemeyen bilmez!