31 Ekim 2012 Çarşamba

daha...hep daha fazlası

LESS IS MORE! 

Ünlü mimar, Rasyonalizm'in babası sayılan Mies Van Der Rohe'nin sözüdür bu. 
Hayatlarımıza uyarlarsak hepimizin hayatında yer kaplayan gereksiz detaylar, gereksiz insanlar, sırf indirimde ve gerçekten hiç giymeyeceğiniz bir kıyafete ilk anda vurulduğunuz ve 
sahip olduğunuz olmadı mı?
Benim olmadı ayrı:))))))) Kıyafet konusunda tutucuyum. Yine de tıklım tıkış dolabıma bakıp giyecek hiç bir şeyim yok lafını her gün kuruyorum.
Ya geçici insanlar.  İlginç bulur yakın markaja alırsın. Daha çok daha çok tanımak istersin. Hakkında her şeyi bilmek istiyorum modu. 
Bazen detay verir, bazen de verdiği kadarıyla yetinirsin. 
Ama o aşamada araya kelimeler hariç ne kadar başka öğe girerse o kadar kaos ortamı oluşur. 
Sözcüklerine kilitlenmek yerine ilgin dağılır.
Konudan uzaklaşırsın.
Bazen tanınmaya değer birini sırf bu ilgi dağınıklığı anında yoksayarsın.
Anlamaya çalışmayı bırakırsın.
İKİNİZ DE KAYBEDERSİNİZ.
Onun ilk dikkatini çektiği andaki parlaklığını takip etmeyi bırakırsın.
LAGA LUGA ARASINDA...
Geçmiş olsun!
GTalk'u MSN'den daha çok sevmem de hiç bir özelliğinin olmamasıydı aslında. 
Sadece kelimeler için.
İnsanlar şirket içi yazışmalarını yürütüyorlar bu program sayesinde.
İlgi dağılmadan.

Hayata tad da lazım, renk de, doku da...
Basitçe yaşamanın huzuru hiç bir şey de yok ama. 
Yorulmuşum kaoslardan
beni yoranlardan
dünyanın etrafında döndüğünü sananlardan...

her şeyin çoğu zarar...
bazen sevginin, bazen ilginin fazlası bile..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder