1 Ekim 2012 Pazartesi

Annemle Evren Arasındaki Çeyizlik Düellosu


Malum yaş 25. Bir evin bir kızıyım. Tek çocuğum işte:p Annem de kimde ne duysa "senin de olsun, sana da alalım, bu sene kıyafet alma sana çeyizlik eşya alalım" falan şeklinde fantastik cümlelerle beynimi didikleyip duruyor. Bana sordun mu hiç; senin evlenmeye niyetin var mı diye???? Hııı!
Bendeki ruh hali daha beter. Hem her gördüğümü çok beğeniyorum, hem dealmasın diye delice aşağılıyorum. "IYYYY ne zevksiz perdee! Kim takar bunu evinee?" ya da "Anne çook güzel buuuuu" deyip yine pop art bişe gösteriyorum:) Benim evlenmeye gönlüm yok ya valla :) Ne bilim millet heveslenir ben her alınan yeni parça için sıkılıyorum, baskı hissediyorum. Ben alma dedikçe o alıyor. İlk aldığı şey mutfak önlüğüydü. Sonra bi baktım takım tutamaçlar almış, nihale falan. EEE kullanalım dedim. Kıyamadı. Çeyizime kalsınmış. Umursamadım. Sonra muhabbetlerin dozu arttı. Çeyiz lafı daha sık geçer oldu. Taaa ki yazın beni arayıp ," Çok güzel bir yemek takımı beğendim sana. Bi ara uğra da bana söyle beğendiğini." Hııı ok ok:) dediğimi hatırlıyorum ama gidip baktım hatta beğendim ama aldırmadım. Ev zaten ufacık. Benim maket malzemelerime bile yer yokken Battal boy çift kişilik battaniye ve elyaf yorganı nereye koyacağımızı hala bilmiyorum!!!

Hem kendi diyor çatal bıçakların modası çabuk geçiyor diye, hem de bana bilmem kaç parçalık set aldı. Neyse ki onu da ben seçtim. Sivri uçlu setlerin modası geçmesin ya :(( Nerede bir mefruşatçı, züccaciye bulsa sokuyor beni:) Bakınıyoruz öylece. Ona sorsan Modası geçmeyecek yemek takımlarına bakıyor güya ama aklı hep karelerde. Ben de cinsim. Kare tabakların çoğunun servis tabaklarına sulu yemek koyamazsın. O kadar düz yapıyorlar ki. Sanırsın hep kuru şeyler konacak. Ben de nerde bir pasta malzemesi var, kek kalıbıdır, tepsidir, spatuladır, bıçaktır, ayaklı servis tabağıdır onlara tapıyorum. Hem de en renklilerine:)Gerçi bugün bir torşon beğendim ama almadığıma pişmanım:( Sanırsın ev sadece mutfaktan oluşacak:) Gerçi planım şu: Kare mutfaklı ve salona mutlaka o mutfaktan ulaşılır bir daire istiyorum. Hayatım koridor tipi dar uzun mutfaklarda geçti. Bir yemek masasına bile zar zor yer bulduğumuz için çok kullanışsız. Ferah, bol ışıklı, ada tipi mutfaklı bir evim olsun. Bahçe katı mantığından güvenlik ve özellikle haşerat bakımından hazzetmem ama mutfaktan bahçeye açılan bir kapının olması sevimli oluyor:)

Aaaa:o Ben hayal mi kurdum demin:/ Bilinçaltımın dehlizlerinde neler var bilmem de.... Hala yalnızım. Evlilik bana çok uzak. Bugün gene içine düştüğümüz mefruşatçıdaki kadın bile sordu; "düğün ne zaman?" diye?!? "Anne cevap ver bakim" dedim 2 kahkaha arasında ama sinirlerim bozuldu resmen. Annem kemküm edince anladı tabi kadın veee el cevap: "annenin aklında biri vardırrr sen canını sıkma:)" Varsa da ben bilmiyorum ama düğün davetiyemi ana 1ay önceden yollarsa en azından hazırlıklı olurum dimi amaa:p O kadar uzak işte :))

Bu sene mezun oluyorum. Sonunda da çekip gidicem buralardan. Uzaklaşmaya ihtiyacım var.  Hep ertelediklerimi doyasıya yapıp, kendimle kalmaya, yüzleşmeye ihtiyacım var. Psikolojimin bokluğundan mıdır bilmem ama artık kime dönüştüysem ben tanımıyorum. Acımasız, umursamaz, alaycı oldum. Hani oldum olası ukalaydım da sanki artık hiç çekilmiyormuşum gibi geliyor bana bile:( Biriyle ciddi ciddi evlenmeyi düşünsem bile korkularım var hala. Daha dün kuzenimin minicik bebeğini görmeye gittim. Sevmeme rağmen ölesiye sorumluluk. Çocuk yapacağım zaman evlenirim en temizi diyerek kafamı rahatlatıyorum bu günlerde. Ha YARIN Bİ GÜN GÖRÜCÜ GELİRSE HİÇÇÇ ŞAŞIRMIYCAM! O kadar çok evlilik çocuk bahsi geçiyor ki evrene artık hertelden mesaj yolluyoruz. Artık ne anlarsa o olcak bu gidişle:p NASİPPPPPP!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder