18 Mayıs 2012 Cuma

Bir İşi Sonuna Kadar Götürmeyi Başarmak...

...İŞTE BÜTÜN MESELE BU! Sanırım ben hiçbir zaman yapamayacakmışım gibi geliyor. Bu yüzden evlilik bana uzak deli gibi korkuyorum. Bu yüzden sanki her dakika çekip gidecekmiş gibi yaşıyorum hayatı çok bir şeye bağlanmadan, maymun iştahıyla. Bu yüzden okulu yarım bıraktım belki şimdikini de bitse de gitsek modunda iteliyorum. Sonunda sadece diplomam olabilsin diye!O kağıt parçası olmadan da ne iş yaparsan yap ciddiye alınmayacağım korkusuyla....Pasta yapıp para kazanma olayı o kadar tatlı geliyor ki kulağa bu aralar... en sevdiğim şey üstünden geçineğim fikri. Bazen diyorum bir dükkanım olsun. İçinde atölyesi de olsun. İnsanlar ya önceden günlük yapılan işleri yesinler... Ya da gelip kendi yiyecekleri şeyi kendileri hazırlayıp, yapıp, pişirip götürsünler:)) Evde üşeneceklerine:)))))) Bi nevi yemek programlarının sanaldan gerçeğe dönüşmüş hali:)

Diğer yandan mesleğimi çok seviyorum ayrı. Mimar olmak, mimar gibi bakabilmek hayata, analiz edebilmek, hem sanatçı hem saygın meslek gözüyle bakılması gurur okşayıcı. Şantiye ortamı keyifli, insanları organize etmek, planlamak, insanlarla iç içe olmak güzel. Home-ofis çalışma özgürlüğü paha biçilemez!

Yadsınamaz tek gerçekse kafası karışık bir öğrenci olmam. Hem gelecek kaygısı hem ne olacağım sıkıntısı, hem öğrencilik çok uzadı bunaltıları, hiç bitmeyen iç sıkıntıları, uykusuzluktan çöken kahve bağımlısı bünye...Hepsi yıpranmışlığıma işaret bir yerde:s Yaşım geçiyor bir yandan hayat için geç kaldığımı düşünüyorum. Sonra diyorum  sorumlulukların olmadan yaşamak kolay sonra ne yapacaksın... Türlü çeşit soruları her gün kendime sorup cevaplamaktan sıkılıp hepsini unutmakla geçiyor her günüm... Bakalım ne zaman huzura ereceğim:)))))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder