7 Şubat 2013 Perşembe

MİM: HAKKIMDA HER ŞEY #2


Yaşadığın şehrin sevdiğin/sevmediğin yönleri nelerdir?
Sevdiğim yönleri aslında çok kalabalık olmasına rağmen herkes kendi hayatını yaşıyor. Kim nasıl isterse hayat o yönde akıyor. İmkanlar çok, cesaret edip ilk adımı attıktan sonra akılcı davranırsan o kapılar peşpeşe açılıyor. Yeter ki kararlı ol, ne istediğini bil.
Sevmediğim yönler, keşmekeş, bitmeyen stres hali. Gerili bir yay gibi herkes. Kime dokunsan kafası atmaya hazır. Hoşgörü yok, anlayış hiç yok. Herkes bencil. Kimse kimsenin farkında değil. Yalnız ölmek çok kolay bu şehirde.
Her şeyine rağmen çok seviyorum bu şehri, Boğazı, denizini, yunusları, Adaları, vapurları, martılarını, kargalarını, sonbaharda mayın tarlası gibi köşe kapmaca oynatan atkestanelerini, ilk baharda kaldırımları buz pistiymişçesine kayganlaştıran dutlarını:)))))) Trafiğini, keşmekeşini, çeşitliliğini, yolda yürüme hızından bile yabancıyı ayırtedebilme hallerini, 72 milletten insanın birarada yaşamasını, çarpık yapılaşmayı, rant için şehrin göbeğine atılan "imzaları".... Güzelsin İSTANBUL...BAŞKA HİÇ BİR YERDE YAŞAMAYI DÜŞÜNEMEYECEĞİM KADAR GÜZEL.
Fobilerin var mı?Varsa ne?
Köpeklerden korkarım. Çocukluk travması işte:/ Annem korkardı beni de uzak tuta tuta soğutmuş hayvanlardan.
Bir de nedense yükseklik fobisi başladı ben son 2 3 yıldır. Uçaktan korkmayan ben ilk yalnız uçuşumda aşırı panikledim.
Bloggerlığa nasıl başladın?
Geçtiğimiz yıl nisan ayında bir gece sıkıntıdan patlarken dedim blog açayım nolcak:)))) Sevgilimle aram soğuktu, kopmaya yakındık. Derdimi defterlere yazmaktan sıkılmışım çünkü kendimden başka sesimi duyacak kimse yoktu ve tanıdığım insanların öğüt verici konuşmalarından, hep onu haklı bulmalarından bezmiştim. Kendi sesimi duyurmak, beni hiç tanımayan insanların severek okumasını istedim. Kendime yaptığım en iyi kıyak olmuş meğerse:))) Blogumun olduğunu bi tek sevgilime söylemiştim sonrası geldi, yazdıkça keyif aldım, karıştırıp keşfettikçe zevk aldım. Yeni ilgi alanları edindim, kozmetikle hiç aram olmamasına rağmen okumak, araştırmak, yeni şeyler denemekten zevk aldım. İnsanlarla tanıştım, çok şey öğrendim, bi çoğunu çok sevdim. İyi ki varsınız <3
Hayatta en çok gerçek olmasını / senin olmasını istediğin şey nedir?
Oğlum olmasını çok isterim.
E-book mu yoksa eski usul,ellerinde hissedebileceğin kitapları mı okumayı tercih edersin?
Kitabın sayfalarını çevirmenin tadı başka:)) Okurken koklarsın da miss gibi saman kağıdı:)
En sevdiğin mevsim hangisidir?
Sonbahar.
Dürüstçe cevap vereceğini varsayarak soruyorum. Elinde bir şeyleri değiştirecek güçte tek kullanımlık bir güç olduğunu düşünelim.Bu kadar büyük bir şans avuçlarındayken bencillik edip kendi isteklerin doğrultusunda mı kullanırdın yoksa daha geniş düşünüp herkesin yararına olan bir değişiklik yapmak için mi kullanırdın? Ve bu değişiklik (bencillik edip de yaptığın yada herkesin yararına olan) ne olurdu?
Zihin okuyabilmek isterdim. Böylece kimseyi yanlış anlamayacağım ve yanlış anlaşılmayacağım:)))Hayatta en nefret ettiğim şeylerden biri bu çünkü.
Burcunuz nedir?
YENGEÇ.
Sana yapılacak en büyük işkence ne olur?
Yavaş konuşan, lafları ağzında geveleyen, lafı dolandırıp sonunu bağlayamayan insanları dinlemek zorunda bırakılmak.
Tek başına bir insan keyif almak için neler yapabilir?
Oje sürebilir, kocaman güneş gözlüğü takıp sahilde insanların arasına karışabilir, gece yolculuğuna çıkıp kafa dinleyebilir, arabada müziği son ses açıp dümdüz yolda araba kullanabilir:))))) Bir de tazecik çekilmiş filtre kahve koyup sallanan koltukta(ya da masaj koltuğunda) ayaklarını uzatıp hayal kurabilir:)))

Bu da bittii:))))))

2 yorum:

  1. Sen de benim gibi yapmur sevenlerdensin anlaşılan Sonbahar dediğine göre =)

    YanıtlaSil
  2. yağmur sevmekten çok kuru yaprakların üstünde yürümeyi seviyorum:))))) terlemekten de nefret ettiğim için sonbahar bana iyi geliyor:)

    YanıtlaSil